Selma Satan

... Dış dünyanın içimdeki metinlere uymasını beklemiyordum artık! ... Bütün herkes dünyaya ait olma duygusunun icadı için çalışıyor.
Sayfa 138 - Jaguar Kitap·Kitabı okudu
Reklam
​Saçını masaya değdirmesen olmuyor mu, diyor az önce oğlu tarafından eleştirilen kadın. Mutluluğumun kimsenin beni eleştirmemesine bağlı olduğunu kavrıyorum. Çocuk sürünerek masanın altına giriyor. Sırt üstü yatıp alttan masaya bakıyor. Yeni gömleğinle yerleri süpürmesen olmuyor mu, diye sesleniyor diğer kadın masanın altına doğru. Dünyanın tahammül edilemez bir yer olduğuna dair çoktandır kanıt gerekmiyor, maalesef burada bunlardan birini daha görüyoruz işte. Somon şahane en azından, ıspanak da öyle. Masanın altındaki çocuğa göz kırpmaya çalışıyorum, ama başaramıyorum. Kadınlar çocukla dayanışmaya girdiğimi fark ediyor ve bunu sorunlu, daha doğrusu münasebetsiz bir durum olarak addediyorlar. Çocuğu yukarı çağırıyorlar. Şimdi sakin bir biçimde kadınların arasında oturuyor. Bu arada kadınlar bana larvasından yeni çıkmış, çıkar çıkmaz da çocukların terbiyesini bozmaya başlamış biriymişim gibi bakıyor. Sonunda ben de bir şey istemez hâle geldim işte ve artık sürekli azarlanan dünyaya bakıyorum.
Sayfa 96 - Jaguar Kitap·Kitabı okudu
... Fakat şimdi olduğu gibi, makul bir miktar yorulursam hayatıma kuşkuyla yaklaşmaya son verebilirim.
Sayfa 65 - Jaguar Kitap·Kitabı okudu
"Olgun biri gibi davrandığımda, insanlar ne kadar olgun olduğum hakkında konuşuyorlar. Tembel davrandığımda, tembelliğim hakkında dedikodu ediyorlar. Roman yazamıyor gibi yaptığımda, yazamadığımı söylüyorlar. Yalancı gibi davrandığımda, yalancı diyorlar. Zengin gibi davrandığımda, zenginliğimi konuşuyorlar. Umursamaz göründüğümde, ne kadar da umursamaz olduğumu söyleyip duruyorlar. Fakat gerçekten acı çekip inlediğim vakit, insanlar numara yaptığımı söylüyorlar. Bence kendileriyle çelişiyorlar."
Sayfa 53 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Roman
"Propaganda kime yapılacaktır? Kitlelere, kalabalığa. Ve halkın anlayacağı gibi olmalıdır, halkın yani sürünün. Beyne değil, hislere hitap etmelidir. Kalabalığın hisleri gayet basittir: kalabalık bir şeyin ya lehindedir ya aleyhinde, ortalama çözüm yollarını anlayamaz. Ona göre tarafsızlık zaaftır. Kalbinin kapısını açan iki anahtar vardır: irade ve kuvvet. Kalabalık da tabiat gibi kuvvetlinin zaferini, zayıfın bozgununu, hiç değilse boyun eğmesini ister." -Jean-Jacques Chevallier-
Sayfa 125 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Düşünce
Reklam