dünya, üzerinde sürülen bir hayat ya da bu sürülmüş olanın izinden gitme serencamıydı. gidilen yol ve sürülmüş yer ne kadar belli ise talibi o kadar çok, ama gerçek talibi ve tozutulup bozulmuş izi bulup yeni iz meydana getirebilecek olan o kadar azdı. bilinen yol bilinen yere çıkarmıyordu. bilinen yola girmek aslında herhangi bir yolu ve keşfi önemsememekti. bilinen yol, yola bile çıkmamak, evde oturmaktı