Sonuçta, beni bu hayata iki ceset taşıdı: Biri yaşama, diğeri yaşatma isteği... Birini babam, diğerini annem istedi... Ve yaşadım ben de... Başka çarem var mıydı? Mutlaka... Ama kim bilir, belki de hayat fiziği böyle işliyor ve bir yerlerde şöyle yazıyordur:
*Hayat Fiziğine Giriş:
Her doğum, en az iki ölüm eder. Biri yaşamak, diğeri yaşatmak isteğine bağlı, iki ölüm.
Ancak hayata gelenin, hayatta kalması için, o ölümler sayesinde nefes aldığından habersiz olarak yaşaması gerekir.
Aksi takdirde, söz konusu kişi bir savaştan ibaret olur ve her gün içinden ölü çıkar.*
Keşke çıksaydı sesim. Keşke haykırsaydım tüm hislerimi,bağırsaydım zamanında, konuşsaydım. Keşke "Bende buradayım!" diyebilme şansım olsaydı. Keşke bir kere de diğerlerinin duygularını değil, kendi duygularımı ön plana atsaydım. Kendime teselli verseydim. Ama diğerlerinin duygularını,hislerini düşünmek zorunda olan biri, kendini unutmak zorundaydı. Ta ki o duygular kapısını çalana dek.