"Dualarımı kabul etmemesinden bildim ben O' nu!"
Yani beni bana bırakmamasından... isteklerimi yerine getirmemek suretiyle rahmet ve şefkatini belli etmesinden... şımarıklığıma izin vermemekle sırrını belli edişinden tanıdım ben O' nu.
İsteklerinin gerçekleşmesi kişiyi kendinden uzaklaştırır, sanıldığının tam da aksine. Başarılı her adımında kendisine ihtimamı azalır ademin, ve tabii ki etrafına, dostlarına... İnsan'a...
Oysa sadakat her zaman erdem değildir. Çünkü sadakat bir çırpıda kişinin efendisini kendisine borçlandırmanın bir yolu haline alabilir. Umumiyetle alır da.
Beni kötü yetiştirdiler. Annem de, babam da bana gerekli eğitimi vermediler. Yaşamak için demek istiyorum. Bana yaşamasını öğretmediler. Daha doğrusu, bana her şeyin öğrenilerek yaşanılacağını öğrettiler. Yaşanırken öğrenileceğini öğretmediler.
Gazali diyor ki
"Arz, kayalar, denizler, hatta parlak yıldızları, ve emelleri ve dehası veya bulanıklığıyla, beşeri ruhu, cümleten, bütün asumanın göğsünde kaybolmaya mahkûmdur."