'' Her ne kadar uzun yıllar Tersane mahzenlerinde, havuzlarında çalışmış ve kurallarını iyi biliyor olsa da Tersane'nin en üst amiri ve donanmanın komutanı olarak geri dönmesi, onda büyük bir heyecan yaratmış olmalıydı. En çok da kendisi gibi tersane tozunu yıllarca yutup, rutubetli koğuşlarda yaşayanlar duygulanmıştır. Çok zor ve büyük bir hayal olsa da içinde yaşadıkları sistem, aralarından birini karanlık koğuşlardan çıkarıp vezir yapabiliyordu. Kim bilir sıra kimdeydi? ''
' Karmaşık pişirme teknikleri ve geniş yemek yelpazesiyle Ortaçağ Arap mutfağı dönemin Avrupa mutfağına göre katbekat gelişmişti. Araplar, Avrupa'dan ilginç yemeklere, özellikle de balık için (belli günlerde Hristiyanların etten uzak durması gerektiği için Avrupalıların ilerde olduğu tek alan balık aşçılığı olabilir) baharatlarla hazırlanmış sos konsepti olan salsaya açıklardı. Ancak Magribi Ispanyası ya da Sicilya'da ve Kutsal Topraklar'daki Haçlı krallıklarında, yani Müslümanlarla Hristiyanların temas halinde olduğu yerlerde yemekleri örnek alanlar büyük oranda Avrupalılardı. '
' Hintliler tarihleri konusunda anlaşmazlar, çünkü tarihleri genellikle düz bir çizgide ilerlemez. Daha da kötüsü tarihlerini büyük ölçüde yabancılar kaleme almıştır. '
'' Din ve politika, ne inananların ve ne de onları yönetmeye çalışanların zihinlerinde birbirinden ayrılabilir ve de dini görüşler, çağdaş Batılı yönetimlerin hemen hemen tüm kavram ve kurmalarını etkilemiştir: Kilise hukuku ve tabii hukuk aracılığıyla hukuk; uluslararası yargı doktrini aracılığıyla egemenlik; haklı kazanç ve tefecilik doktrinleri aracılığıyla mülkiyet; hayırsever olma buyruğu aracılığıyla sosyal refah ve eğitim; dindarlık ve itakàrlık buyruğu aracılığıyla politik yükümlülük; kusursuzluğun bu dünyaya değil, öteki dünyaya ait olduğu inancı aracılığıyla politik kararlılık.''