Amok Koşucusu, tam anlamıyla saplantılar ve takıntılar üzerinden batı sömürgeciliğine ışık tutan bir kitap. Karakterin uzunca süren yalnızlığı ve tekdüze yaşantısı, bir kadının kendisinden yardım istemesiyle son buluyor. Bu kadını takıntı haline getirip içindeki boşluğu doldurmak istemesi ve birdenbire amok koşucusu gibi olması, finale kadar bunu hissettirmesi harikaydı. Okurken çok keyif aldım.