Şükrü Erbaş'ın şiirlerini okurken insan yalnızca dizeleri okumuyor; kendi iç sesini de dinlemeye başlıyor. Otların Uğultusu Altında, sade görünen ama derin anlamlar taşıyan şiirlerden oluşuyor. Şair, doğayı, yalnızlığı, sevgiyi ve insanın iç dünyasını öyle doğal bir dille anlatıyor ki kendinizi satırların arasında kaybolmuş buluyorsunuz.
Bu kitapta beni en çok etkileyen şey, gösterişten uzak ama güçlü bir anlatımın olmasıydı. Bazı dizelerin altını çizmeden geçemedim. Özellikle insanın kendisiyle hesaplaşmasını ve hayata karşı kırgınlıklarını anlatan bölümler uzun süre zihnimde kaldı.
Şükrü Erbaş'ın şiirlerinde hep bir samimiyet hissediyorum. Sanki bir şair değil de yıllardır tanıdığınız bir dost konuşuyor. Şiiri sevenlerin yanında şiire mesafeli duran okurların bile kendinden bir şeyler bulabileceği bir eser olduğunu düşünüyorum.