Semra YAPAL

Semra YAPAL
@semrayapal
Sıkı Okur
…. senin dünyaya bakan penceren kirli ise, benim çiçeklerim sana çamur görünür… ….
Tokat, 20 Mart 1984
1.530 kütüphaneci puanı (Geçen ay: 24)
3253 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
semrayapalsemrayapal
Sadece konuşmak istemiyorum kimseyle. içimden ağzımı açmak, tek bir laf etmek gelmiyor. Yemek yemek istemiyorum, su içmek istemiyorum. Uykum hiç yok. Bu odada değil de evimdeki yatağımda kimseyi görmeden ve hiç kalkmadan öylece yatmak istiyorum, ölene kadar,
Sayfa 235 - Remzi Kitabevi, 8. Basım ~ Eylül 2004·Kitabı okudu
Psikoloji
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Semra YAPAL

, bir kitap okudu
10/10
·504 syf.·
Beğendi
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 05:31
·
2026 90. kitabı
Stefan Zweig
8.9/10 · 2.678 okunma
Işık doğudan gelir.
Sayfa 390 - Can Sanat Yayınları, 23. Basım ~ Kasım 2024·Kitabı okudu
Alıntı
Zweig neden novella yazar?
Bir romanda, bir yaşamöyküsünde ya da düşünsel bir analizde yapılan her türlü gereksiz uzatma, her türlü anlamsız abartma ve tasvir, kesin ve anlaşılır olmayan, gereksiz ve geciktirici her şey beni hep şaşırtmıştır. Ben ancak son sayfasına kadar yaprak yaprak yükselen ve nefes kesen bir tempoda okunan bir kitabın tam anlamıyla tadına varabiliyorum. Elime geçen bütün kitapların onda dokuzunun yersiz tasvirler, boş sohbetler ve gereksiz yan figürlerle çok fazla şişirildiğini ve bu yüzden de heyecan ve gerilimini yitirdiğini ve dinamizmini kaybettiğini görüyorum. En ünlü klasik eserlerde bile öyle kumlu ve yorucu bölümler var ki, bunlar beni çok rahatsız ediyor. Homeros'tan Balzac, Dostoyevski ve Büyülü Dağ'a kadar bütün dünya edebiyatının gereksiz yanlarının kısaltılıp yeniden gözden geçirilerek bir seri halinde yayımlanması konusunda sık sık atak planlar yaptım ve editörlere önerilerde bulundum. Etkisini çağlar boyu sürdüreceğinden hiç kuşku duymadığım bütün bu eserler ancak o zaman yeniden hayat bulacak ve etkisini günümüzde de sürdürecektir. Bütün bu uzun uzun anlatmalara ve can sıkıcı tasvirlere karşı duyduğum hoşnutsuzluk, beni yabancı eserleri okumaktan çok kendi eserlerimi yazmaya teşvik etti ve ben böylece çok uyanık biri oldum. Aslında sade ve akıcı bir üslupla yazan biriyim, bir kitabın ilk metnini yazarken kalemimi kendi haline bırakır, içimden gelenleri olduğu gibi kâğıda dökerim.
Sayfa 372 - Can Sanat Yayınları, 23. Basım ~ Kasım 2024·Kitabı okudu
Bu çılgınca kargaşa ortamı yüzünden durum her hafta daha da kötüleşiyor ve ahlaki değerlerden uzaklaşılıyordu. Kırk yıl boyunca para biriktirenler ve vatan sevgisi uğruna parasını savaş tahvillerine yatıranlar, birer dilenci durumuna düştüler. Borcu olanlar ise borçlarından kurtuldu. Gıda ürünlerinin dağıtımını düzgün yapanlar aç kaldılar. Ancak yüzsüzlüğü elden bırakmayanlar, karınlarını tıka basa doyurabildiler. Rüşvet vermesini bilenler işini yürütüyordu; spekülasyon yapanlar kazançlarına kazanç katıyordu. Malların satış değerlerine uygun satış yapanlar adeta mallarını kaptırmış oluyordu. İnsanlar her şeyi dikkatle hesaplasalar bile dolandırılmaktan kurtulamıyorlardı. Paranın bu şekilde erimesinde ve buharlaşmasında hiçbir ölçü, hiçbir değer yoktu. Geçerli olan tek meziyet, beceriklilik ve kaypaklıktı, kimseye aldırmamak ve son sürat koşan bir atın ayaklarının altında ezilmek yerine sırtına sıçramaktı.
Sayfa 342 - Can Sanat Yayınları, 23. Basım ~ Kasım 2024·Kitabı okudu
Tarih