Bugün seni unuttuğum gün değil. Çünkü bazı insanlar unutulmaz; sadece hayatındaki yerleri değişir. Bugün senden vazgeçtiğim gün de değil. Vazgeçmek, hâlâ mücadele etmek demektir. Ben artık mücadele etmiyorum. Bugün senden bir karşılık beklemediğim gün. Bugün senden bir mesaj ummadığım, bir telefon beklemediğim, "Belki gelir." diye hayal kurmadığım gün. Bugün bilekliğimi çıkardığım gün. Sadece bileğimden bir aksesuarı değil, aylarca taşıdığım umudu, beklentiyi ve yükü de çıkardığım gün. Bugün "Sen olmasan da hayat devam ediyor." dediğim gün. İlk kez bunu kendime gerçekten inandırdığım gün. Bugün her şeyden önce kendimi düşündüğüm gün. Hayatımı bir başkasının varlığına göre değil, kendi varlığıma göre yaşamaya karar verdiğim gün. Bugün kendime yeni bir başlangıç yaptığım gün. Geçmişimi inkâr etmeden, ama ona mahkûm da olmadan yürümeye başladığım gün. Dün sen hayatımın merkezindeydin. Düşüncelerimin, hayallerimin ve dualarımın merkezindeydin. Bugün ise sadece bir anısın. Güzel ya da acı... Ama sadece bir anı. Bugün senden umut etmediğim gün. "Belki bir gün." cümlesini içimden sildiğim gün. "Keşke gel." demediğim gün. Arkama bakmadan yürümeyi seçtiğim gün. Bugün seni ne kadar büyüttüğümü fark ettiğim gün. Seni ulaşılmaz değil, sadece insan olarak gördüğüm gün. Seni gözümde büyütürken kendimi ne kadar küçülttüğümü anladığım gün. Bugün yeniden kendimi hatırladığım gün. Bugün kendi değerimi yeniden keşfettiğim gün.
Tahliye Tutanağı
Adresimi ilk unutan ben olmadım Ev bunu benden önce öğrendi Sen gelmeyince Koridor Her akşam biraz daha uzağa taşındı Bana uğramadığın her gün Evimin bir odası Kendi kapısını söktü Kapılar Açılmayı değil Beklemeyi öğrendi Ben ise Aynı anahtarı Her gün başka bir cebimde aradım Çünkü insan Kaybettiği kişiyi değil Önce kendine açılan yolu karıştırıyor Kalbim dediğim yer Artık dört duvardan ibaret değil Orada Kapı olmayı reddeden eşikler Pencereye dönüşememiş boşluklar Ve yıllardır aynı tavana asılı duran İsimsiz bir anahtar var
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eylül”üm. Güzeller güzelim. Annemmmmm. Saçlarına nazar boncuğu taktığım. Sarıp sarmaladığım. Yoldaşım. Yarınım. Sırdaşım. Güzel kızım benim. Gelemedim diye kızgınsın bilirim ama anneler bazen böyledir. Yeterim sanar, çabalar çırpınır son gücüyle hadi bi kere daha kalk dese de yetemez bazen. Düşer kalkamaz. Çıkarım sandığı kuyulardan çıkamaz bazen. Güçlü görünürler elbet ama onlar da bazen güçsüz düşerler. Halimden anlarsın bilirim. Yormazsın hiç. Hep dinlersin, Susan yanlarımı konuşturur, Yaralarıma su serpersin. Hayalinle sarar sarmalarsın sen de beni. Gönül koymaz açarsın hep kollarını.. Ben biraz babanla sohbet edeyim sen de dinle bizi emi. Çünkü babana doyamıyorum son zamanlarda. Yolumu aydınlatan bir ışık gibi içimi de aydınlatıyor son zamanlarda. Yaşadıkça yaşayasım, Sevdikçe sevesim, Sardıkça sarasım geliyor. Bi gün dünyaya geldiğinde gülüşünle babanla yarış istiyorum.
Hepimiz kaçıyoruz. Sanki kaçacak bir yer varmış gibi… İnsanın içinde bulunan o ses yok mu? Hani her şeyi bilen… İşte o, birçok şeyi zaten biliyor. Çünkü ona öğretildi. Sen doğarsın ama o zaten vardır. Senin büyümeni bekler. Beklerken de boş durmaz; sana çaktırmadan benliği aşılar. Sen daha el kadar bir çocukken bile yavaş yavaş ele geçirilirsin ve aynı şekilde çevreni de ele geçirmeye başlarsın. Sonra zaman su gibi akıp gider. Sen büyürsün ama içindeki o ses büyümez. Çünkü o, en olgun ve tek bir zamanın içinde var olduğundan sana ilk günkü gibi seslenir. Ama sen artık sen değilsindir. Yaşlandıkça yaşlanmışsındır. Bu, genç birinin eski model bir klasik otomobil kullanmasıyla, yaşlı birinin son model bir spor araba kullanmasına benzer. Sanki yer değiştirmişsinizdir. İnsan mutlu, ama araba da artık mutsuzdur.
Duygu ve Düşünce
Olmayınca olmuyor. Çünkü sen sadece bir olayı görüyorsun. Hayat ise milyarlarca görünmeyen bağlantının sonucunu. Bilim buna bağlantısallık der. Kur’an ise bunu tek cümlede anlatır: “Allah bilir, siz bilmezsiniz.” Belki de olmayan şey, kaybettiğin değil; seni koruyan şeydi.
İlk Şiirim
Seni sevmek biraz gece gibiydi, Sessiz, uzun ve herkesten saklı. Bir mesajınla değişen saatlerim oldu, Bir sessizliğinle duran günlerim… Belki sen hiç bilmedin Ama ben içimde sana ait küçük bir dünya kurdum. Ne acele ettim, Ne vazgeçtim hemen. Bir insan gerçekten seviyorsa Önce anlamaya çalışıyor çünkü. Ama sevgi bazen yetmiyor, Bunu senden öğrendim. İki kişinin kurmadığı hayal, Tek kişinin kalbinde ev olmuyor. Yine de kötü hatırlamayacağım seni. Çünkü bazı insanlar kalmıyor ama değiştiriyor. Ben sende kalmayı değil, Sevmenin ne kadar cesaret istediğini gördüm. Ve eğer bir gün biri bana “Birini en çok nasıl sevdin?” diye sorarsa, Adını söylemem belki… Ama içimden geçen cümle şu olur: “Birini bekleyerek değil, İyi dileyerek sevdim.”