Bugün sevgi ile bir gönderi gördüm. Bunda da ölçüsüzdüm. Ve sevgi en kutsal duygu. Üzerinde çok çalışmıştım: saflaştırmak ve güzelleştirmek için.
Her şeyin seviye seviye olduğu yerde sevgiyi ya da
Kendimi az çok bildim bileli pek dengem yoktu ama genelde aşırılık vardı. Ve bu ne olursa olsun. (: Üzülmek, sevinmek, umut, karamsarlık vs. hep en uçlarındaydım. Bir sınırdan sonrasında ise yine az
"Yapabilir miydin?"
"Yapardım. Mutlu olma şansını elinden almaktansa bunu yapardım."
"Ben senin gibi olamazdım. Senin yerinde olsam... bu kadar ince düşünemezdim yani."
"Çünkü sen hiç kendini benim gözümden görmedin. Ben senin gülüşünü görmek için başka adamlara gülmene razıydım."
"Kırk Gemi aşkına, kendine gel. Sen, bizim pusulamız değil miydin? Pusulalar, umutsuz hissetmezler.
Hodbin'in sesi, istemediği kadar soğuk çıkmıştı ama bunun sebebi, insanları teselli etme konusunda hiçbir fikri olmamasıydı. Başkasıyla konuşuyor olsaydı Hodbin, bu kadarına bile tenezzül etmezdi.
"Pusulalar bile korkunç kayaların karşısında çekinir, Hodbin," diye gözlerini devirdi, Lunu.
Ama Hodbin'in bu cevabı kabul etmeye niyeti yoktu.
"Sen o korkunç kayalarda büyüdün, değil mi? Hem birileri buradan devamlı geçmiş olmalı ki bir harita çıkartıp ne yapman gerektiğini söyleyebilmişler. Demek ki yapılabilir bir şey. Birileri bunu bir kez olsun bile yaptıysa bence bir kayada doğan en cesur kız da yapabilir," diye omuz silkti, Hodbin.
“Merhameten yapılmış bir hareket, Vaelin,” dedi Sherin elini tutarak. Vaelin’in yüzünden suçluluk hissettiği belli oluyordu. “Onu acı çeker bir halde bırakmak hem yanlış olurdu hem de İtikat’a ters düşerdi.
“İtikat adına pek çok şey yaptım. ”Kızın pürüzsüz elinin üstündeki kendi yara izi olan eline baktı. Katilin elleri, şifacının elleri. İtikat, neden bu kadar sıcak bir teni var?
“Kendimize sorabileceğimiz tek soru İtikat adına yanlış bir şey yapıp yapmadığımız,” dedi Sherin. “Yaptın mı?”
“Pek çok insan öldürdüm, tanımadığım insanları. Bazıları mahkûmdu, bazıları suikastçı, pislik yani. Ama buradaki aldatılmış fanatikler gibi bazıları yalnızca başka bir inanca sahip kişilerdi. Farklı bir yer ya da zamanda tanışmış olsak arkadaş olabileceğim kişiler.”
“Buradaki insanlar katildi. Sırf beni tutsak alabilmek için Nişanımın gönderdiği bütün heyeti katlettiler. Sen aynısını yapabilir miydin?”
Görmüyor, diye düşündü Vaelin. İçimdeki katili görmüyor. “Hayır,” dedi ve bir sebepten dolayı kendini yalancı gibi hissetti. “Hayır, yapamazdım.”