Sadece kitaplar…

“Yeniden Kumdan Kale” Son öykü…
Suda boğulmamak için bocalayan iki arkadaş; Hayal boğulmamak için çırpınmaya çalışıyor, Fidan ise Hayal’i kolundan tutup iki adımlık yer kaldığı için onunla birlikte ilerlemeye, güvenli sulara varmaya çalışıyor. Ne var ki Hayal korkmuş, Fidan’ın üstüne abanarak başını sudan çıkarmaya çalıştıkça Fidan dibe batıyor… “Kimse kimseye çok da bilerek zarar vermiyor. Herkes ilkin kendini düşünüyor sadece. Ve sonra bir tür can havliyle birbirinin omuzlarına basıyor, birbirinin omuzlarında yükselmeye çalışıyor. En çok da kendisine yardım etmeye çalışanların, en yakınlarının… Niyeyse kimsenin aklına el ele tutuşup denizden birlikte çıkmak gelmiyor. Bunu daha çok kereler görecek Fidan. Ama henüz bilmiyor.”
Sayfa 260·Kitabı okudu
Reklam
“Nihan’ın Söyleyecekleri” öyküsünden…
“Başlamayı övüp duranlar, nedense bitirmeyi öğretmediler bana. Korkmayı öğrettiler onun yerine. Ertelemeyi ve sabretmeyi. Ve adına kadir kıymet dedikleri tanımsız bir şeyi bilmeyi. Ve muhafaza etmeyi. Ve yetinmeyi. Ve idare etmeyi. Ve sürdürmeyi. Ne olursa olsun sürdürmeyi. Sürdürmeyi. Sürdürmeyi. Sürdürerek sürünmeyi.” Hani çocukken sıcak yaz günlerinin sonunda akşam çöktüğünde, sokak oyunları bir bir biterdi. Gene de kimse eve dönmek istemezdi. Zaten bitmiş oyunda çok eğlendiğimiz için değil, evde ne yapacağımızı bilemediğimizden. Ne oynardık artık ne de eve giderdik. Alışkanlığa benzeyen garip bir ağacın gölgesine kurulur, arafta kalmış gibi, sokağın ortasında öylece dururduk. Öyle bir şey bu.”
Sayfa 193·Kitabı okudu
“Kısacık şeyleri beklemek nasıl da uzun sürüyor.”
Sayfa 190·Kitabı okudu
“Gar Perisi” başlıklı öyküden…
“Gelmeyeceği aşikar birini bekleyebilmenin o muhteşem, görkemli, kederli ve korkunç güzelliği.” ~Gelmeyecek işte, sahiden anlayamıyor musun? demek istiyorum. Ama yapmıyorum. Boşluklara refakatçi yazılanların elinde bir tek bekleyişleri kalır bazen. Ne kadar acı verirse versin, o son hayat zerreciğine ilişmeye kıyamıyorum.
Sayfa 188·Kitabı okudu
“Yazlık Kasaba” öyküsünden…
“… tam dost olacak gibiydik ne ara düşman olduk… Ne gördük de birbirimizde kendimize benzeyen, götle hızlı soğuduk…”
Sayfa 180·Kitabı okudu
Reklam