Bu kitaba başladığımda düşüncelerim çok farklıydı, gördüğümde şaşırmıştım bunu beklemiyordum. Atmaca'nın hikâyesini anlatıyor sanıyordum. Fakat okudukça içinde çeşitli hikâyeler olduğunu, farklı farklı konular işlediğini gördüm. Ders veren, ögreten, hakikati gösteren, duyguyu içine işleyen, yanlışı gösteren vs. hikâyeler okudum. Her birinin bana kattığı bana öğretip gösterdiği düşünce cidden paha biçilmez. Kısa hikâyelerden oluşa dahi bir o kadar sürükleyici oluşu beni şaşırtan ikinci konu olmuştu gün içersinde çok fazla elime alamamış olmama rağmen birmakta güçlük çekip devam etme isteğini bende uyandırdı. Fakat, ah Sabahattin Ali bir kez beni şaşırt ve eserlerini mutlu bitir. Şaşırtmadı, şaşırtmıyor bir sonraki hikâyeye geçerken "Belki... Belki bu mutlu sonla biter." Diyorum ama yine aynı şekilde devam ettiğini anlıyorum. Mutsuz sonlar, iyi dersler çıkarmayı sağlar bu konuda katılıyorum. :)