Sena Byt

Puan vermedi·312 syf.·
2020 35. kitabı
Fecr-i Ati topluluğunun yazarlarından Refik Halit Karay , bu eserinde İstanbul'da yaşayan Ata'nın hiç görmediği 18-19 yaşlarındaki yeğeni Ayşen' in evlerine aniden gelmesi sonucu hayat standartlarında yaşadıkları değişimi anlatıyor. Beklenilenlerin aksine Ayşen karakterinin nezaket kurallarını, dönemin trendlerini ve ışıltılı ortamının gerektirdiklerini çoktan biliyor olması eniştesi Ata'yı şaşırtmakla birlikte, lüks zevkleri ve hayat beklentisi olan Ayşen'in güzelliği ve ışığı sayesinde alışık olmadıkları yüksek tabakanın davetlerinde aranan isim olmak kendisini memnun ediyor. Ata'nın gerçek aşk kavramından uzakta,sadece kendini umursayan ve geride bıraktıklarının kalp kırıklığını önemsemeyen yeğeni Ayşen 'e olan bağlılığı akrabalıktan ziyade, kabullenmekte ve bastırmakta zorlandığı aşk hissini alıyor. 2 yıl boyunca İstanbul'un yüksek tabaka hayatına ayak uyduran Ata Bey, 1947 yılında ise, kapalı kutu gibi olan yeğeni Ayşen yüzünden, aynı sokaklardan ruhunda derin bir boşluk ve yarım kalmışlık hissi ile geçiyor. Not:Sonuyla ilgili detaydan dolayı 3 değil 2 yıl (Açıklama yapma gereği duydum)
Edebiyat
Bugünün SaraylısıRefik Halid Karay · İnkilâp Kitabevi · 2010838 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·176 syf.·
2020 34. kitabı
Toplumsal cinsiyet normlarından uzakta ve salt aşkı baz alarak değerlendirmem gerekirse: Oscar Wilde , sevgisine layık olmadığını düşündüğü,zihinsel çekicilik yerine lükse gelen Douglas'a karşı toplum tarafından onay görmeyen aşkını ''Ünün sonsuzluğundan rezaletin sonsuzluğuna geçtim.Kendimin efendisi olmaktan çıktım,artık ruhumun reisi değildim üstelik bundan habersizdim '' diyerek tanımlıyor.Douglas'ın babası yüzünden hapse girmiş gibi görünse de yazar aslında bunun adını söylemeye cesaret edemediği aşk yüzünden olduğunu satırlar arasına sıkıştırıyor. Kendisinde altruizmin etkisini gördüğümüz yazar bu sitemli uzun mektubun gerekçesini ''Tek bir sözcüğün,boğuk bir sevgi seslenişinin sana ulaşacağı umuduyla yazdım.Senin suskunluğun ve tutumun bunu gerekli kıldığı için'' diyerek temellendiriyor. Sevgilisinin kendi babasıyla yaşadığı nefrette gözünü kırpmadan Oscar Wilde'ın koşulsuz aşkını harcamasının verdiği hayal kırıklığı ile ''Kendi dehamı fütursuzca harcadım.Ben sana hayatımı verdim,sense insana aşağılık,en alçak tutkularını,nefret,gurur ve hırsı doyurmak için benim hayatımı harcadın'' diyerek açıklıyor. Tutukluluk döneminde yaptığı iç muhasebenin sonucunda ''Zevk için yaşamış olmaktan bir an olsun pişmanlık duymadım'' demesine rağmen, ''Sevginin nefretten daha güzel olduğu olgusuyla bana yapılanların hepsini kişiliğimde eritmeli ve çekinmeden kabullenmeliyim '' ya da ''Dünyada ki acının kaynağının keder olduğunu düşünürdüm fakat sevgiden ötürüymüş'' cümlelerini kurarak artık olgunluğa eriştiğini de gösteriyor. Aşırı fedakar karakterin bir narsist karaktere karşı duyduğu derin aşkın ruhsal yaralarını ,hayal kırıklığını ve değersizlik duygusunu hissetmek adına bu kitabı okumalısınız.
Edebiyat
De ProfundisOscar Wilde · Can Yayınları · 20175bin okunma
Öteki tarafa geçince mantığa aykırı durum ortadan kalkar. İnsan ayılır;bütün yüklerden arınmak, hafiflemek, bomboş olmak, sorumsuzlaşmak, farklardan azade kalmak, tüm bağları gevşetmek, sınırları aşmak, durumumu işte böyle adlandırabilirim. Beni tutan yok, bağlayan yok, direnç gösteren yok, sınırsız bir özgürlük var yalnızca. Varoluşun bütün boyutları içinde sürüklendiğim bu tuhaf kayıtsızlık bilmem ki zevk veren bir şey mi?
Sayfa 282
Edebiyat