16 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Paşa ve karargâhı Bandırma Vapuru'yla İstanbul'dan ayrılırken vapur İngiliz/İtilaf kontrolünden geçirilmiş, silah ve cephane aranmış, ardından yola devam etmesine izin verilmiştir.
Anlatıya göre vapura bir itilaf kontrol heyeti yanaşınca Mustafa Kemal Paşa önce bunun kendisini tutuklama girişimi olabileceğini düşünür. Çünkü daha önce Bandırma'nın engellenebileceği veya batırılabileceği yönünde uyarılar almıştır. Heyetin silah ve cephane aramak için geldiğini öğrenince rahatlar; görevlilere "vazifenizi yapın" anlamında karşılık verir. Ardından yanındakilere, Dolmabahçe önündeki işgal zırhlılarını göstererek İngilizlerin "demire, çeliğe ve silah kuvvetine" dayandığını; fakat bağımsızlık için mücadeleye karar vermiş bir milletin kudretini anlayamadıklarını söyler. Bu pasajın sonunda kaynaklarda geçen meşhur ifade şudur: "Biz silah taşımıyoruz ki; inanç, iman ve akıl taşıyoruz." Bu söz, özünde milli mücadelenin fitilinin yakılacağına vurgu yapması bakımından çok güçlü. Mustafa Kemal Paşa, Anadolu'ya fizikî silah ve teçhizat sevkiyatından ziyade, bir milletin kurtuluşuna vesile olacak bağımsızlık fikrini, örgütlenme iradesini ve millî mücadele aklını taşıdığını/götürdüğünü vurguluyor.
VİA:ERLİKSHOP