Senan Kazımoğlu

Senan Kazımoğlu
@senankazimoglu
Hedef KIZILELMA herkese aşikar olsun
Kütüphaneci
Selçuk Üniversitesi Tarih Doktora Öğrencisi
Konya
Azerbaycan, 23 Şubat 1988
50 kütüphaneci puanı
91 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Yabancılar, çeşitli kültür programları ile ülke çocuklarını her şeyden önce <<kendi milli varlıklarına ve değerlerine yabancılaştırma» yolunu tutuyorlar. Millî ve mukaddes değerlerine bağlı, milli kültür ve medeniyetlerini savunan milliyetçi kadroları, «<faşist, gerici ve şoven» olmakla lekeleyip millî kültür ve medeniyet değerlerine yabancılaşmış, gruplar»ı çoğaltmaya çalışıyorlar. Bu suretle millî tarih, millî kültür ve ülkülerden koparılmış yığınlar, yabancı kültür ve medeniyetlerce yağma ediliyorlar. Gönüllere ve kafalara yabancı bayraklar dikiliyor.
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Güçlü bir millet ve devlet mi olmak istiyorsunuz? Başka bir milletin ve devletin karşısında vakarla ve şerefle ayakta durmak mi istiyorsunuz? Çok güçlü bir ekonomiye, dengeli bir sosyal gelişmeye, millî ve çağdaş ihtiyaçlarınıza cevap veren bir kültür ve medeniyet seviyesine, tarihinize, ülkülerinize ve jeopolitiğinize aykırı düşmeyen şahsiyetli bir iç ve dış politikaya, kendi silâhını bizzat kendisi yapan, modern, disiplinli, millî ve çağdaş ihtiyaçlara uygun olarak teşkilatlanmış bir askerî güce, ülkedeki ve dünyadaki gelişmeleri günü gününe takip eden, milli bütünlüğü ayakta tutan, kitleye huzur, güven ve şevk veren bir basın ve yayın politikasına ulaşmak zorundasınız.
Alıntı
Görebildiğimiz kadarı ile ülkemizde anarşi milli tarihe, milli kültüre, millî medeniyete yabancılaştırılmış nesillerin sosyal ve kültürel değerlerimiz karşısında «menfi tavır almasından» doğmaktadır. Zehirli propagandalarla insanlarımız Türk olmaktan Müslüman olmaktan utandırılmak istenmektedir. Türklükten ve Müslü- manlıktan koparılan, milli kültürüne ve medeniyetine ters düşürülen kimseler «devrimci, ilerici» olarak -iç ve dış düşmanlarımızca yüceltilmekte, aksine Türk ve Müslüman kalmaya kararlı büyük kitleler <<faşist ve gerici olarak lekelenmek sureti ile akla gelmedik muamelelere maruz kalmaktadırlar. Böylece cemiyette <<antisosyal tipler» hızla üremektedirler. Bu durum basın ve yayın vasıtaları ile kangrenleştirilmekte, milletlerarası «<yeni savaş taktikleri» ile de «iç savaşın tohumları» ekilmektedir. Milletçe Türk-İslâm Ülküsü etrafında kenetlenmekten başka çaremiz yoktur.
Alıntı
Milli ve mukaddes değerlerine ters düşen bir «maarif politikası» her şeyden önce «milli vicdana» ters düşeceğinden okulları anarşi yuvası haline getirir, ilim ve irfan yerine «suç» ve «suçlu» imal eder. Böyle bir ülkede, artık hukuk işlemez, «ihkak-ı hak» gemi azıya alır. Cemiyetin millî ve mukaddes değerlerine sırt çeviren ve ülkesindeki <anarşi ve huzursuzluğu» sadece «vehmettiği» hukukî ve ekonomik tedbirlerle önlemeye çalışan çevreler, başarısızlıklarının sebeplerini Dini kendi idrak ve basiretlerinde aramalıdırlar. Çeşitli komplekslere kapı- larak, cemiyetin dinî, ahlâkî ve bediî değerlerini küçümseyen, ihmal ve inkâr eden <<yetkililer» kendileri ile beraber ülkelerini de mahva sürüklerler. Devlet, asla bu gibilere teslim edilemez.
Alıntı
Başka milletlerin meselelerini ne tarzda çözdükleri konusu hayli önemli gözükmekle beraber, her millet, kendi şartları içinde, kendi milli yapısına uygun düşen bir tutuşa muhtaçtır. Başka milletlerin tecrübelerinden faydalanmak mümkündür, ancak, unutmamak gerekir ki bu tecrübeler millî bünyeye ters de düşebilir. Meselâ, bir ülkede başarılı olan bir eğitim metod ve sistemi, başka bir ülkede başarılı olan bir eğitim metod ve sistemi, başka bir ülkede aynı neticeyi vermeyebilir Hattâ, zararlı olabilir. Şu veya bu ülkede verimli olan bir ekonomi plânı veya sistemi, başka bir ülkeye felâket getirebilir. Mustafa Reşit Paşa, 1838'lerde, İngiliz «açık gümrük» politikasını takip etmeye özenmiş ülkemizi sefalete ve istiraba sürüklemişti. Bugün de pek çok kızıl ve kara emperyalist ülkenin sosyal, ekonomik ve politik sistemlerine hayran kişi ve gruplara rastlıyoruz. Yabancı <<reçetelere» sarılan bu «aydın ve ilerici» tipinden bir an önce kurtulmak için, gerçekten milliyetçi ülkücü birinci sınıf araştırmacılar yetiştirmek zorundayız.
Alıntı