‘’Bazen bana öyle geliyor ki bütün dünya, bütün hayat, her şey içimde duruyor ve sözcüsü olmam için bana feryat ediyor. Hissediyorum…ama anlatamıyorum… bunun ne kadar büyük bir şey olduğunu biliyorum ama konuştuğumda bir bebeğin ıngaları gibi sesler çıkıyor ağzımdan. Duygu ve duyarlılıkları, okuyan veya dinleyenlerin içinde benzer duygu ve duyarlılıklar oluşturacak şekilde sözle ya da yazıyla ifade edilmiş konuşmalara dönüştürmek büyük bir görev. Asil bir görev.’’
“bana kalsa okula başlamadan önce bütün çocukları bir yıl boyunca kütüphaneye gönderirdim. sadece kitap okumaları için değil, orada dolaşmaları için de. kütüphanecilerle arkadaş olmaları için. bilgisayarların klavyelerine pat pat vurmak, bir kitabın sayfalarını çevirirken olağanüstü hayal güçleriyle akıllarından hikayeler uydurmaları için. her çocuk bunu yapabilseydi dünya ne şanslı bir yer olurdu.”