Baş karakterimizden biri olan Heathcliff’in aşkı ben de daha çok korku hissettirdi. Bir karakteri bu kadar intikam hissi ile yazmak ve hissettirmek gerçekten çok iyiydi. Bana göre hikayeyi birinci olarak anlatan kahya kadın olan Dean, önemli karakterlerin hayatının tam merkezinde yer aldı ve kararlarında oldukça etkili rol oynadı. En üzüldüğüm karakter ise kesinlikle Hareton’du. Sevgisiz bir şekilde büyüdü. Kendine oldukça kötü davranan birine saygı duymaya devam etti. Bana göre en çaresiz karakterdi.
Kitabı okurken kin ve intikam duygusunu, aşktan daha çok hissettiğimi fark ettim. Kitabın arka kapağında kazan “kimine göre gelmiş geçmiş en iyi aşk öyküsü” olan kitap ben de gerçekten değişik duygular bıraktı. Ayrıca okuması oldukça zevkli ve etkili.
Halil Cibran’ın okuduğum ilk kitabı. Yazarı tanımak için harika bir kitap ile başlamışım. Yazarın kitaptaki her cümlesi şiir tadındaydı. Maalesef günümüzde de hala devam eden toplum baskısı, özellikle kadınların üzerinde uygulanan baskı ve doğu kadını olmak. En önemlisi de hiçbir şekilde ilerleme kaydedilmemiş olan dini sömürü çok güzel işlenmiş. Bunların içerisine imkansız bir aşkı okumak ise bambaşka bir üzüntüydü. Selma umarım artık mutludur.
Kitabın sonuna geldiğimde tepkim kesinlikle “nasıl ya” şeklindeydi. En çok son sayfa da hayat ile ilgili olarak “başka neyi yanlış yaptım?” sorusu daha yarısında bile olmadığım hayatı gözden geçirmeyi bir düşündürtmedi değil. Tony başta bana geçmişi yeniden yaşayabilir ve yanlışlarını düzeltebileceğini düşündü. Ama asla anlayamaması kendinde devasa bir kargaşa yarattı diye düşünüyorum. Genel olarak beğendiğim bir kitap oldu. Yalın ve akıcı bir şekilde yazılmış.
Olay örgüsünün çok güzel bir şekilde ilerlemesi, duyguları, sözleri kendimizde bulabileceğimiz bir kitap. Sanki siz de o anların içindeymiş gibi hissediyoruz. İçerisinde evliliği, sevgiyi, unutulmamışlığı görebilirsiniz.