“Ah siz akıllı insanlar!” dedim gülümseyerek. “Tutku! Sarhoşluk! Delilik! Empati kurmadan, orada öyle rahat rahat oturun, alkoliği eleştirin, aklını kaçırmıştan nefret edin, bir rahip gibi yanından geçip gidin ve sizi onlardan biri yapmadığı için Ferisi gibi Tanrı’ya şükredin.
Istırabın, meşakkatin hatırası sevinçten ve rahattan çok fazla uzun, belki de unutulmaz bir şeydir. Saadete, refaha alışmayacak, bunları tabii görmeyecek insan yoktur. Halbuki, her canlı yaratık, ne kadar uzun sürerse sürsün, sıkıntı ve zorluklara karşı içinde isyan taşır. İnsan kulak sancısından, diş ağrısından, devam ettiği müddetçe, o kadar şiddetle haberdardır. Hatta, bu ıstıraplar maziye karıştıkları zaman bile arkada yara yerleri gibi sızlayan hatıralarını bırakırlar. Belki bunun için çocukluğu asude ve mesut geçen insanlar, çok zorlukla o, pek müstesna vaziyetler ve tecrübelerden sonra olgun ruhlara malik olabilirler.