“Genç kadın yerden göğe haklı olmanın inancıyla daha da bir dalgınlaştı ve dış dünyadan uzaklaşır gibi oldu. Kendi haklılığının içinde, kendi haklılığla beslenerek yaşıyordu artık.”
“Kimse başkalarından bağımsız olamayacağına göre ne diye karşı koymaktan vazgeçmiyoruz, diye düşündü, niçin öbür yöne doğru koşmuyor, her şeyimizde insanlara bağlı olmuyor, onların bize bağlı olmasına izin vermiyoruz ki, ne çıkar bundan.”
“Daha sonra hatırladığında dahi dayanamadığı kadar etkileyecek bu an onu, şu an yaşıyorken bile farkında bunun. Kimsenin sevgisine değer olduğunu düşünmemişti Marianne. Ama şimdi yeni bir hayatı var, ilk ânı da bu; Marianne üzerinden yıllar geçtikten sonra bile aynı şeyi düşünecek: Evet, o andı işte, hayatımın başladığı an o andı.”
“Âşık olduğunun en büyük ispatı, insanın âşık olduğunu pek bilememesidir. Öyle olmalı.
…Ama şimdi, insan âşık olduğunu pek bilemediğinde, âşık olduğunu sandığında olduğundan daha mı fazla âşıktı acaba? Evet, bu mümkündü evet.”