• Derin spoiler içerir mi desem ne desem bilmiyorum. Kitabı okumadıysanız alıntıları okuyunca okumuş kadar olacağınız için dilerseniz çmce kitabı okuyun. Kısacık bir kitap için şu bir saatlik boş olduğum anı doldurayım düşüncesi ile elime aldım. Fakat ben eminim ki bu saatten sonra Halil Cibran sözleri benim ezbere aldığım sözler olacak. Bu nasıl yalın ve çarpıcı bir anlatma şeklidir hayret ettim. Bir yerin altını çizeyim derken arkasından başka bir cümle derken başka cümle bu şekilde elediklerim dışında olanlar bile o kadar çok ki değil okumaya anlamaya ayırdığım bir saat bugünlerde ilerleyen günlerde bazı sözleri defalarca okuyup derin derin düşüneceğim. Çok iyi!

    Öncelikle birkaç alıntı ile kitabı tanıtacaktım ama kendimi durduramadım.

    "Nasıl huzur içinde ve üzülmeden gidebilirim?
    Hayır, ruhum yara almadan bu şehri
    terketmeliyim." zaman zaman yaşadığım şehri terketme düşüncesi bana mutluluk verir ve zaman zamanda nereye gidersem gideyim gideceğim yere bu şehri taşıyacağımı da bilirim bu söz işte içimdeki o düşüncelerin özetidir.

    " Hep yaşandığı gibi, ne yazık ki sevgi kendi derinliğini, ayrılma anına kadar
    anlıyamıyor..." kitabın ilerleyen sayfalarında bile o kadar çok sözde bu benim bu biziz hakikaten öyle diye ilerledim. Ayrılma anından önce sevgisinin farkında olabilen herkese selam olsun ben anlayamıyorum.




    " Ve sanmayın yön verebilirsiniz sevginin akışına,
    Çünkü sevgi, yolunu kendi çizer,sizi değer bulduğunda...
    Sevgi bir şey istemez, tamamlanmaktan başka..."
    Sevmemeye çalışmak ve çok sevmek eksenli çabalarımızım nihai sonucu değil midir bu cümlede bahsedilen.


    " Çünkü salt zaman öldürmek için bir arkadaş
    aramanızın anlamı olabilir mi? Onu, zamanı yaşatmak için arayın.
    Çünkü o gereksiniminizi karşılamak içindir, boşluğunuzu doldurmak için değil."
    burada çok değerli arkadaşlarımın bana zamanı yaşatan kişiler olduğunu görüp bir kez daha şükrettim. Zaman geçirmek için arkadaş edinmediğimin bilincine varıp gururlandım.

    Okumaya devam ettikçe biraz daha söyle hepsini kulağıma küpe edeceğim diye diye hevesle ilerledim.



    "Ve eğer, üzerinizden atmak istediğiniz bir endişeyse,
    onu kendinizin seçtiğini, kimsenin size yüklemediğini unutmayın.
    Ve kurtulmak istediğiniz bir korkunuz varsa,
    o korkunun merkezi sizin kalbinizdir."

    Endişenim benliğimi sarstığı ve şüphelerin birer ok gibi kalbime isabet ettiği zamanlarda kendi elimle kendime zarar verdiğimi içime içimi yedirdiğimi elbet biliyordum. Fakat kabullenmek yerine sebebini başkalarına yöneltiyordum. Bazen kitaplar bize dost acı söyle kontenjanından yaklaşır ve gerçekliği yüzümüze çarpar. Bu yüzden en hakiki dost kadar güvenilirdir. Değil mi? Birde içimden şu zalim şüpheyi kaldırabilseydi Cibran bambaşka bir sevgi olurdu içimde ona karşı.


    "Veya bir düğün şölenine erkenden gelen,
    iyice karnını doyurduktan ve yorulduktan sonra,
    yemekleri ve eğlenceyi kötüleyen biri için"
    Cibranın herkes için söyleyecek bir sözü olduğunu görmek de hoş akrabalımdan bile bahsetmiş.



    "Aranızda bazıları,
    yalnızlığın korkusuyla konuşkan birini ararlar;
    Çünkü, tek başına olmanın sessizliği, gerçek ve çıplak
    kendilerini gözleri önüne serer, ki onlar bundan kaçarlar.
    Ve konuşmayı seven bazılarınız vardır ki, bilgisizce ve
    önceden düşünmeden, kendilerinin bile anlamadığı
    bir gerçeği ifşa edebilirler.
    Ancak bazılarınız ise içlerinde gerçeği taşır, ama onu kelimelerle dile
    getirmezler. " bu ne muazzam tespittir.



    "Bugünün acısı, dünün hazzının anısıdır.
    Anımsamak bir tür buluşmadır.
    Unutmak ise bir tür özgürlük. Yüreğimdeki mühür
    kalbim kırılmadan çözülebilir mi?" bu kitap bana öyle bir zamanda denk geldiki bunu ancak şöyle ifadebilirim. Bugün acıydı çünkü dün çok güzeldi.






    " Karşindakinin gerçeği
    sana açıkladıklarında değil,
    açıklayamadıklarındadır.
    Bu yüzden onu anlamak istiyorsan,
    söylediklerine değil,
    söylemediklerine kulak ver. " bunu da kulağıma küpe edeceğim.




    "İçimdeki yaşamın sesi, senin içindeki yaşamın kulağına ulaşamaz. Yine de
    kendimizi yalnız hissetmemek için konuşalım" yazar burada 'anlayamazsınız' demek istiyor.





    Ve beni okuduğum süre boyunca duygudan duyguya sürükleyen bu kitap şu sözlerle şah çekip beni mat etmiştir. Kötü başlayıp hayran hayran devam ederken bir anda içselleştirdiğim bu cümleler yüzünden nakavt olmuşumdur.

    "Haydi seninle saklambaç oynayalım.
    Yüreğime saklanırsan eğer,
    seni bulmak zor olmaz.
    Ancak kendi kabuğunun
    ardına gizlenirsen,
    seni bulmaya çalışmak
    bir işe yaramaz."
  • Seni anladığımı zannetmiştim. Anlamamışım. Ama anlamak istemiyorum da. Biliyorum ki anlarsam hak veririm sana. Sana bir kez daha onay vermek , bir kez daha bel bağlamak istemiyorum. Mesela gelmeni de istemiyorum. Gelirsen seni affederim, biliyorum. Affedersem yine gidersin onu da biliyorum. Gelme. Kendini bana anlatma. Kendini sevdirme. Sen hep git. Sen hep anlaşılmaz ol.
  • SENİ SAKLAYACAĞIM

    Seni saklayacağım inan
    Yazdıklarımda, çizdiklerimde,
    Şarkılarımda, sözlerimde.
    Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
    Ve kimseler görmeyecek seni,
    Yaşayacaksın gözlerimde.
    Sen göreceksin, duyacaksın
    Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
    Uyuyacak, uyanacaksın. Bakacaksın, benzemeyor
    Gelen günler geçenlere,
    Dalacaksın.
    Bir seviyi anlamak
    Bir yaşam harcamaktır,
    Harcayacaksın.
    Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
    Yaşayacağım gözlerimde; Gözlerimde saklayacağım.
    Bir gün, tam anlatmaya.. Bakacaksın,
    Gözlerimi kapayacağım.. Anlayacaksın.
  • Seni bulmaktan once aramak isterim
    Seni sevmek ten once anlamak isterim
    Seni bir yasam boyu bitirmek degilde
    Sana hep hep yeniden baslamak isterim...
    ÖZDEMÍR ASAF
  • Sesini duymama gerek yok
    Seni herkesten çok anlamak için ...
  • Seni bulmaktan önce aramak isterim.
    Seni sevmekten önce anlamak isterim.
    Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
    Sana hep hep yeniden başlamak isterim.
  • Seni görmek istiyorum kısacası. İnsan görmekle bile bazı şeylerin ağırlığına dayanabilir, avunabilir, hayal kurmaya devam edebilir. Sen anlamazsın tabi. Anlamak için insanın bazı eksik yönlerı olmalı.