"Kimin de kastı, gayesi, amacı dünya ise Allah (cc) onun işlerini tepetaklak eder. Darmadağın eder, iki yakası bir araya gelmez." Bir eli yağda, bir eli balda gibi görünebilir ama içinde yaşadığı manevi sıkışıklığın, sancının, ağrının bir bedeli, tedavisi söz konusu olmaz.
"Kimin gayesi, tasası, derdi, misyonu, hedefi Allah ise, ahiret ise, Allah (cc) onun iki yakasını bir araya getirir. Ve onun kalbine öyle bir kanaat yerleştirir ki, her şeye karşı müstağni, ihtiyaçsız hisseder kendini." (Tirmizi, Sıfa cü'l-kıyame, 30)
Bırak iyileşeyim diyor. Bırak iyileşeyim ya da bırak bitireyim. Çeşitli kapıların olduğu beton bir odada durmuş, tek tek kapıları kapattığını, kendini içeriye kıstırdığını, çıkış şansını kendi eliyle teptiğini hissediyor. Peki neden yapıyor bunu? Neden nefret ettiği, korktuğu bir yere kısılıyor gidebileceği başka yerler varken? Bu, diyor içinden, başkalarına bağımlı olmanın diyeti: Tek tek bırakacaklar onu ve yine yalnız kalacak, fakat bu sefer daha kötü olacak çünkü bir zamanlar daha iyi olduğunu hatırlayacak. Hayatının geriye gittiğini hissediyor bir kez daha, giderek küçüldüğünü, beton duvarların yaklaşa yaklaşa ona ancak çömelecek kadar yer bıraktığını; çünkü uzanırsa, tavan tepesine inip ona boğacak.