Yücel BAŞODA

Yücel BAŞODA

, bir kitabı okumaya başladı
Friedrich Nietzsche
8/10 · 47,6bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Nazım Hikmet
Yıllarca o sözünü ettiğin yazılarımda, yakın gelecek için gördüğüm tehlikeler konusunda toplumu uyarmaya çalışırken, kendimi, henüz vizyona girmemiş bir filmi anlatan adam gibi hissettim. Eskiden filmler bizim sinemalara epey. ce gecikmeyle gelirdi. Yurtdışına çok seyahat ettiğim için orada izlediğim önemli filmleri konu ederdim bazen. Sonradan gösterime girince herkesin konuştuğu o filmlerle ilgili "erken" yazılarım hiç yankı yapmazdı. Toplumun gidişiyle ilgili uyarı yazılarımda da kendimi sıkça bu pozisyonda hissettim. Bir de Nâzım'ın o meşhur "Saman Sarısı" şiirindeki bir bölümü hatırlarım hep. Surlardaki nöbetçi kulübesinde bekleyen bir borazancıdan söz eder. Tehlikeli bir durum olursa içeridekileri uyaracaktır. Bu görevini yerine getirirken bir okla vurulur ve ölür. Nâzım, böyle dedikten hemen sonra ekliyor: Ve ben yaklaşan düşmanı görüp de haber veremeden öldürülmenin acısını düşündüm Bu duyguyu hep hissettim. Yaklaşan düşmanı görüp de haber verememek, en az, insanın bu görevi yerine getirirken boğazına bir ok saplanıp ölmesi kadar kötü bir şey olsa gerek.
Sayfa 403·Kitabı okudu
Alıntı

Yücel BAŞODA

, bir kitap okudu
Puan vermedi·432 syf.·
4 günde okudu
·
2024 46. kitabı
Zafer Köse
8.7/10 · 556 okunma

Yücel BAŞODA

, bir kitap okudu
Puan vermedi·250 syf.·
3 günde okudu
·
2024 45. kitabı
Kafa Dergisi
7.9/10 · 126 okunma
Halit Ziya, Aşk-ı Memnu'da anlattığı olayın tama mıyla hayal ürünü olduğunu belirtir. Yalnız kahramanlarını yaratırken gözlemlerinden yararlanmıştır. Romanın yazıldığı sıralarda İstanbul'un çeşitli semtlerinde, özellikle Boğaziçi'nde Melih Bey takımını andıran aileler bulunduğuna değinir. Başlıca kişilerden Behlül'ün de, tanıdığı birkaç gençten toplanmış bir genç olduğunu söyler. Kendisi de gözlemlerine dayanarak yapaylıktan uzak, yaşayan kişiler yarattığının ayırdındadır. Kişilerden her birinin özel ve kişisel bir hayat yaşarmasını romanın başlıca özelliği sayar. Öte yandan bunlar tarihimizde bir dönüm noktası olan Batı'ya açılışın insanlarıdır, ama ne kadar Chopin çalsalar, Alexandre Dumas okusalar, redingot giyseler ve XV. Louis mobilyalarıyla evlerini döşeseler de düşünce ve duyarlılıkla rıyla bizim insanımızdır. Artistik nesir sanatçısı olarak tanınan Halit Ziya'nın okur için çaba gerektiren zor ama zarif, kendine özgü bir üslubu vardır. Kimi zaman ikizli, üçüzlü tamlamalarla ifade edilen eğretilemeler, anlatımı anlaşılmaz kılabilecek noktaya varabilir. Öte yandan Halit Ziya "kelimelerin seslerinden istifade ederek bir iç musiki yaratmak, adeta müzikal birnesir vücuda getirmek ister". Kuşkusuz zamanın süse gösterişe önem veren üslup arayışını benimsemesinin bunda payı vardır. Ali Faruk Ersöz
Sayfa 383·Kitabı okudu
Günaydın 1k