7/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 45. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2025 18:31
Amerika’da yaşayan ve İngilizce yazan İspanyol yazar #FelipeAlfau ‘nun ilk kez 1936 da yayımlanan ve uzun bir süre hakettiği ilgiyi görmeyen tekrar basılarak gündeme gelen sıradışı kitabı #Locos . Siyasi bir kitap olduğu söylenemez. Ama tabi yazıldığı dönemde yaşanan bir durum da “Cüzdan” ile ana teması İspanya’nın tuhaflıkları olan kitabın merkezinde yer alıyor; dilenciler, pezevenkler, polis memurları, rahibeler, hırsızlar, rahipler, katiller, küstah sanatçıların bir birleşeni. Kitabın “Deliler” anlamına gelen adı ise ilk bölümde kitaptaki tüm kilit karakterlerin müdavimi olduğu kafeden geliyor. Onları gözlemlemek için içeri giren Alfau gibi beceriksiz kurgu yazarları için uygun birer karakterdir hepsi. Tüm karakterler birbiriyle bağlantılı neredeyse. Ve her hikayede bu karakterlerin etrafında dönüyor. Önsözde ve kimi zaman satır aralarında yazar karakterlerinin kontrol edilemediğini söylüyor. Aslında karakterler bölümlerde evriliyor. Bir karakter başka bir isimli ve bazı küçük ipuçları ile başka bir bölümde karşımıza çıkıyor. Sonsöz bu duruma bir ışık tutuyor. Biraz gizem ve suç temalı. Şöyle ki; “Modern bir çok satanın gerektirdiği her şeye sahip: cinayet, ensest, günahkar rahipler, şehvetli rahibeler, birkaç intihar, çeşitli gizemler, yaşayan ölüler, pezevenkler ve fahişeler ve şairler, Çin’den Filipinler’e, Karayipler’den Avrupa’ya uzanan mekanlar.” Sonsöz de yer verildiği üzere Mary McCarthy şöyle diyor; “Locos'un üzerimde bıraktığı etki daha ziyade aşk gibiydi. Bu kitabın cazibesine kapılmıştım ve onu asla unutamadım. Yine de şimdi yeniden okuduğumda, kitaba dair hatırladıklarımın biraz karmaşık olduğunu görüyorum; heyecanlı bir gençlik aşkının hatıraları gibi sanki. Alfau ya da kitabı açıkça benim kaderimdi; .. Locos ilk aşkımdı ve yazarın da tek kitabıydı.
LocosFelipe Alfau · MonoKL Yayınları · 201669 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2025 1. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2025 11:36
“Sən İnnovativ Olmalısan” kitabı İsrailin texnologiya və startap sahəsindəki inanılmaz uğurunun arxasında duran səbəbləri araşdırır. Müəlliflər Dan Senor və Saul Singer, İsrailin qısa zamanda necə dünyanın ən innovativ ölkələrindən birinə çevrildiyini izah edirlər. Kitabda İsrailin fərqli çətinliklərlə üzləşməsinə baxmayaraq, texnologiya və ixtiraçılıq sahəsində ön plana çıxmasının əsas səbəbləri vurğulanır. Müəlliflər qeyd edirlər ki, ölkənin risk götürmək mədəniyyəti, hərbi xidmətdən qazanılan praktiki təcrübələr və resursların məhdudluğu yaradıcı həll yolları tapmağa sövq edir. Bu kitab təkcə biznes rəhbərləri və sahibkarlar üçün deyil, həm də innovasiya və liderliklə maraqlanan hər kəs üçün ilhamverici bir qaynaqdır. Kitabda təqdim olunan nümunələr oxucuları daha kreativ düşünməyə və risklərdən qorxmamağa təşviq edir.
2024 Okuma Raporları
Sən İnnovativ OlmalısanAvi Yosrish · Qanun Nəşriyyatı · 06 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·244 syf.··
2024 15. kitabı
Kötü Bir Yılın Güncesi Utanç ve Barbarları beklerken, ardından Coetzee külliyatından okuduğum 3.kitap.Deneysel bir yazın türünde olup,okuması zevkli bir o kadar da heyecanlı.3 farklı karakterden ana kişi olan yaşlı,bilge Senor “Fikirlerini” yazıya dökerken kendisine sekreter olarak aynı binada oturan güzel ve cilveli Filipinli bir genç kadını ,Anya’yı tutar.Anya tutkulu bir ilişkisi içinde oldugu Alan ile birlikte oturmaktadır.Kitap bu 3 karakter üzerinden yaşlı adamın genç ve pırıl pırıl fikirlerini kağıda dökerken her sayfada 3 bölümde ilerler.Önce kitaba girecek fikirler,Senor’un iç sesi ,ardından Anya’nınkiler!Okurken günümüz dünyasına ait güncel konularda entellektüel ve ufuk acıcı görüşlerine hayran oldugum Senor C. aynı zamanda Anya’yı da etkiler ,dönüştürür ve toksik ilişki yaşadığı Alan’la ilişkisini de.inanılmaz keyifle okudum.
Kötü Bir Yılın GüncesiJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 200990 okunma
Puan vermedi·150 syf.··
2022 8. kitabı
Meksika Devrimi sırasında köylüler ve toprak sahipleri arasında ortaya çıkan ultra yerel hikayede zamansız ve sınırsız bir şey vardı. Bu, tüm devrimlerin özüdür: topraksızların toprak sahiplerine karşı, mülksüzlerin güçlülere karşı savaşı. Bu, gasp, sömürü ve cinsel şiddetin hikayesidir. Toprak hırsızlığı, yerleşim ve insanların sömürülmesi hikayesidir. Ancak "Pedro Páramo"nun özünde, iki yolculuğun hikayesi ya da belki de ikiye ayrılan bir yolculuğun hikayesi yatar. İlk olarak, Telemakhosvari bir arayış tarafından yönlendirilen doğrusal bir yolculuk: Kayıp babasını arayan bir adam. Anlatıcı, Juan Preciado, annesinin ölümünden sonra ebeveynlerinin memleketine gider, uzun zamandır ayrı yaşayan babası Pedro Páramo'yu arar. Tazminat talep etmeyi planlar. Ama bulduğu şey hayalet bir kasabadır. Sonra ölür. (Bu bir sürpriz değil; hikaye, ölümünden sonra hiçbir şey olmamış gibi devam eder.) İkinci yolculuk Dantesk'tir: bir tür yeraltı dünyasına doğru bir iniş. Ama Dante'nin matematiksel olarak çizilmiş çemberler ve nispeten seyirli coğrafyası olan infernosunun aksine, Rulfo'nunki büyük ölçüde duyumsal, seslerle ve sonsuz yankılarıyla yoğun bir şekilde doludur. Birçok Latin Amerikalı okur, romanın açılış cümlesini ezbere bilir: “Vine a Comala porque me dijeron que aquí vivía mi padre, un tal Pedro Páramo.” ("Comala'ya geldim çünkü bana babamın, yani Pedro Páramo adında birinin burada yaşadığını söylediler.") Başlangıçtan itibaren, roman boyunca hareket ederken sorgulayacağımız ve yeniden tanımlayacağımız istikrarsız bir zaman-mekanda buluruz kendimizi. “Burada”nın “şurada” ile değiştirilmesi hikayenin mekansallığını (anlatıcının nerede konuştuğu) radikal bir şekilde değiştirirken, “denildi”nin kullanımı - “denilmişti”den daha uzak - onun zamansallığını (anlatımın ne zaman
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,276 okunma
8/10
·372 syf.··
2022 47. kitabı
Kapitalizmin ezip geçtiği topraklar, insanlar, değerler… Jacinto’nun harika bir dünyası vardı. Artık çok az insanın sahip olduğu ‘yuvası’, onlar için her şeyi göze alacağı çok büyük bir ailesi!! Dünyadaki son güzel şey onun çiftliğiydi! “Çiftliği kiralayamam. Buna hakkım yok. Benim yerimde babam olsaydı, o da kira­ya vermezdi. Benim Abuelom, büyük babam da ver­mezdi. Onun babası da. Ben burayı benden sonra gele­cekler için elde tutmak zorundayım. Onlar yemek is­terler. Onlar da kendilerinden sonra gelecekler için elde tutmak zorundadır. Bu hep böyle olmuştur, böyle de olacaktır. Bakın, portakal ağaçlan ile ceviz ağaçları bana babamdan kaldı. Bunları o yetiştirmeseydi, benim ne portakalım, ne limonum, ne cevizim olurdu. Onun için ben de yeni ağaçlar dikmek zorundayım; dikmeli­yim ki, benden sonra hurda yaşayacak olanların porta­kalı, limonu ve cevizi olsun. Çiftlikte bu hep böyle sü­rüp gider.” “Fakat ben çiftliği satamam Senor Perez.,. Kendine özgü feylesofça rahatlığı içinde Jacinto'nun cevabı bu oldu. Zamanın onun için belirli bir anlamı yoktu, bu yüzden de konuşurken hiç acele etmezdi. •Çiftliği ger­çekten satamam ben. Benim değil çünkü.» «Nasıl? Sizin değil mi? Bu da nerden çıktı. Kayıt­larda sizin malınız olarak görünüyor.» Jacinto güldü. ·Benim malım elbette. Akgül çiftliği benim olmasına benim. Bir zamanlar da babamındı. Ama aslında babamın da değildi. Yani bu çiftlik canımın istediğini yapabileceğim şekilde benim değil de­mek istiyorum. Burası benden sonra geleceklere ait. Onlardan ben sorumluyum. Ben burda sadece daha sonra burda yaşayacak, yaşamak isteyecekler için iş­leri yönetiyorum o kadar.” 9️⃣
Kanlı OyunBerick Traven · Bordo Siyah Yayınları · 200667 okunma
Puan vermedi·910 syf.··
2022 20. kitabı
Tüm romanların atası başlangıç noktası olarak gösterilir Don Kişot..Orta okulda iken aynı kitabın sadeleştirilmiş halini okumuştum açıkçası 2 cildini okuyunca fark ettimki sadeleştirmek tam bir katliam... Hikayemizin kahramanının soyluluğu başka herhangi bir soylu ile bile kıyaslanamaz,son derece sözüne sadık güvenilir korkusuz... Ve daha sayamadığım nice iyi meziyetlere sahip bir kişilik.Aşkına, inancına olan saygısı herşeyden daha üstün her türlü durumda da bunu elinden geldiğince müdafa etmeye çalışıyor.. Don Kişot o tam bir asil,soylu Sancho Panza da ayrı bir parantez açılacak bir kişilik iyi mi kötü mü,koşullar değerlendirildiğinde sağlıklı ve net bir karar vermek imkansız... Çokta sevdiğim söylenemez Alın elinize alın okuyun senor don kişotu pişman olmayacağınızdan eminim Kendimize ait her düşünceye her doğrunuza Dulcinea Del Tobossoya olan aşk gibi bağlı olmanız dileğiyle.
Don Quijote (2 Cilt Takım)Miguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202527,5bin okunma