Tülay Şen

Tülay Şen
@sentulay
Yaşamlarını kimseye emanet etmeyenleri kutsuyorum
Levis
…Bavyera’dan gelmiş genç bir göçmen olan Levi Strauss kumaş dükkanını orada açtı, birkaç yıl sonra da altın arayıcıları için meşhur blue jeanlerini üretmeye başladı. Bu efsanevi ürünün yakaladığı satış başarısı, altına hücumun sona ermesiyle bitmeyecekti.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir ülkenin derinlemesine dönüşümünü(…) tek bir kişiye mal etmek her zaman tehlikeli bir yaklaşımdır. Ama bir yönetici gereken vizyona, iradeye, otoriteye ve beceriye sahipse, tarihteki rolü belirleyici , hatta yeri doldurulamaz hale gelir. (…) Bu tarz dönemlerin uzun sürmesi şart değildir. Kimi zaman on veya yirmi yıl, bin veya iki bin yılın verdiği hasarı onarmaya yeter. Bu da tarihin hırpaladığı halkların önünde muhteşem bir umut nedenidir. Çöküntüden kurtulmak için yüzyıllar boyunca acı çekmelerine gerek yoktur. Becerikli, adanmış ve hangi yönde ilerlemesi gerektiğini bilen yöneticilerle , bir kuşakta her şey değişebilir.
Albert Camus
Ben kendisine sosyalist demeye ancak engizisyon cellatlarının kendilerini Hristiyan diye tanıtmaya hakları olduğu kadar hakkı olan bir terör rejimiyle işi oluruna bırakarak, hatta geçici bir şekilde de olsa herhangi bir uzlaşma sağlanabileceğini düşünenlerden değilim.
Sayfa 96·Kitabı okudu
Usame Bin Ladin
Hem Vietnam’da hem de Hindiçin’in geri kalanında büyük yankı uyandıran bir bozgun yaşayan Amerikalılar, Afganistan’da çok tedbirsizce bir maceraya atılan Sovyet rakiplerine ters yönde Vietnam yaşatmak istiyorlardı. Petrol monarşileri de komünistlere karşı cihat yapmak için tüm Müslüman dünyadan toplanan gönüllülerin gönderilmesini finanse ederek harekata katılmaya hazırdı. Bu militanlardan biri gün gelecek herkesin bildiği bir isim olacaktı: Usame bin Ladin
Sayfa 110·Kitabı okudu
Halk uykusu
Kruşçev’in ekonomik ve teknolojik alanda Batı’yı yakalama hatta gömme hayali, bir daha hiç gündeme gelmedi. ABD’nin silahlanma yarışına getirdiği ritimden nefesi kesilen Sovyet ekonomisi sürekli sıkıntıdaydı. Ama halkta bir ayaklanma görülmedi; hayalleri kırılmış, heyecanını yitirmiş, silikleşmiş, artık hiçbir şeye inanmayan bir halde hayatta kalmakla yetinildi.