"Meğer feleğin çemberinden geçmek bu imiş. İnsana, bir tevekkül... Hayır, ıstıraba karşı bir dayanıklılık, bir kanıksama geliyor. İnsan kendi yaralarını berelerini sanki bir başkasının yaraları bereleriymiş gibi melhemleyip sarmağa alışıyor. "
Sana ödünç verilen zamanın ne kadar sınırlı olduğunu, zamanı aklındaki karışıklıkları yok etmek için kullanmadığın sürece zamanın ve senin ne büyük bir huzla yok olup gideceğinin ve geçip giden zamanın bir daha geri gelmeyeceğinin farkına varmanın zamanı geldi.
Ben akrabalarıma ne öfkelenebilirim ne de kin tutabilirim. Çünkü biz birbirimize yardım etmek için dünyaya geldik. Bu nedenle bir insana kızmak ya da ondan nefret etmek doğaya aykırıdır.
Öfke ve benzeri kötü duyguların en küçük bir belirtisini bile göstermemem gerektiğini, sade öfke değil diğer duygularımı da dışarıya belli etmemeyi, öte yandan sevgi dolu davranmayı, gösterişsiz bir biçimde insanları övmem gerektiğini ve sonsuz bir kültüre sahip olmam gerektiğini de öğrendim.