Zaferler ve yenilgiler, adı kader olan bilinmez bir yasaya göre birbirini izlerler; kader, felsefi olarak yoksun kaldığımızda, şu dünyadaki ya da herhangi bir yerdeki ikametimiz bize çözümsüz, maruz kalınacak bir lanet gibi saçma, ya da hak edilmemiş göründüğünde başvurduğumuz sözcüktür… Kader - mağluplar terminolojisinin gözde sözcüğü…
Her şey, unsurlar ve fiiller, seni yaralamada elbirliği ederler. Burun kıvırmanın zırhına mı bürünmelisin? Kendini bir tiksinti kalesinde tecrit mi etmelisin?
Bir aile; kardeşler, kardeş eşleri, anne, baba.. Fazla karakter, fazla sır.. Atalarımızdan üzerimize yüklenen yükler var mıdır? Bizi bilmediğimiz yerlere savuran, acaba neden diye düşündürüp, bir gün gerçekleri öğrenince hafiflediğimiz ‘Demek ki sebep buymuş.’ Dediğimiz gerçekler.
Kitabı iki günde bitirdim. Okuması kolay, kendinizi içine çeken.. Etkisi hala üzerimde..