Serap

Serap
@seraps8
Tanrı tutunamayanlardan rahmetini esirgemesin.  ~Oğuz Atay
Kadın portakal bahçesinden çıktı. Eteğinde üç güneş gölü, üç ışık harmanı. Gün üç kez geçti gövdesinden. Parmaklarıyla soluk aldırdı ağaçlara. Çocukların yalnızlığıyla açtı köklerini. Ağustosböceklerinden bir sonsuzluk bahçe. Yemenisini üç kez kuruttu dalda. Yorgunluk yüzünde yaprak yaprak gölgeleniyor. En uzun saatinde gün. Bahçe kapısı değil uykunun eşiği. Geçmeden geçiyor. Göğsünde soğumuş bir rüya, bir gece eskisi. Sıcak ekmekler gibi gülümseyen bir adam. Avucundaki kokuyla düzeltti saçlarını. Portakallar dünyaya yürüyor ardından. Uzak evlere turuncu bir kış hazırlıyor kadın. ~Şükrü Erbaş
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Suskunluğu ayartmak için çıkıyoruz dağa Küçülmek için kendimize Çıplak gözle görmek için ölülerimizi Neyi bıraktığımızı hatırlamak için Dağ bir karşılık veriyor içimizdeki suskunluğa Yalnız dağla onarılan bir bozgun  Bir kavimler göçü, modern bir malihulya Dağ okşuyor bizi saçlarımızdan Doğuruyor bizi her yolculukta  Ruhun keskin dönemeçlerinden Eşsiz yamaçlarından çocukluğun Sevinçle uçurur gibi uçurtmalarımızı Gövdemizde hikmetin, şiirin kanatları Süzülüyoruz aşağıdaki boşluğa Seyrangâhta durup da baktığımız O derin vadi değil, dünyadaki maceramız Ardımızda bıraktığımız Yazlar ve yenilgiler değil Tene yerleşen o rahat sıcaklık Biz bu yolculukta dağı hiç görmedik Dağ bize dağıldı, bir dağ olduk hepimiz Biteviye kendimizi seyrettik Bir dağ yürüyüşü ki durmadan kendimize yürüdük Yol hiç bitmedi, susmadı sular Biz o dağda hep kendimizi yürüdük Kalktı perdeler, göründü cihan Durduk Eğildik Döndük. ~Kemal Sayar
Gelmeyeceğini çok iyi biliyorum. Onu beklemek, bilhassa güzel... Duyduklarımı söyleyebildikten sonra bu saatin ne ehemmiyeti olurdu? İyi ifade-i meramda bir hesap kitap vardır. Belki bu saat geçtikten sonra, neden sonra bu, onu bir pencere kenarında, sokaktan geçenlerden bazısını ona benzeterek geçirdiğim saati tahlil edebileceğim. Hiçbir zaman tahlil edemeyeceğimi bilirsin ya, numaracı! Bunlar ancak keder diyebilirsin. Olmayacak bir şey olsa ve birden aralığın başında hakikat oluverse, duyacağımı 'sevinç' diye adlandıracağım. Keder ve sevinç; ah kelimeler! Ne müthiş şeysiniz, ne müthiş! Şu anda her kelimenin manasının o basit gerisinde neler saklı olduğunu anlıyorum. İnsanoğluna her kelime nelere mâl olmamış... Şimdi anlıyorum. Belki bu kadar kuvvetli ilk defa seviyorum. Bütün kusurlarım - çoğunu meziyet sanırdım- birer birer keder ve sevinç misali âyân oluyorlar. Benim meziyetlerim de varmış; hiç bilmediğim, aklıma getiremediğim. Kendinden bir başkasını sevebilirmişim. İçimde onun için fedakârlık yapabilirmişim. Ben hiç korkak değilmişim hatta dövüşebilirmişim. Bir benden başkasını özler, kokusunu duyar, düşünür, üzülürmüşüm. Balzac'ın hakkı yok o diyor ki: Aşk şuuraltı bile olsa bir hesap kitap işidir. Burjuvalar arasında doğru. Fakat benim ne şuurüstü ne şuuraltı hiçbir hesabım yok. Hesapsızlıklarla doluyum. Sevgilim hesap esiyorsa zararı yok, ben hesap etmiyorum. Zaman geçiyor. Bir cigara daha yakıyorum. Caddenin bir karış yerinden köpekli bir genç kız; siyahlar giyinmiş, sapı gümüş bastonlu bir Hristiyan kadını geçti. 'Mobil Yapımevi'nin' gürbüz çırağı gülüyor. Manavın önünde bir asker üzüm alıyor. Bir araba geçti. Bir adam elinde bir şeyler götürüyor. Ana caddeye bir tramvay geliyor: Acaba aşağıdan mı? Şimdi yan sokağa insanlar çıkacak. Ya aralarındaysa, ben
Edebiyat
Bu yollardan, bu demir yollardan nerelere kadar gidilmezdi? Her gün yüzlerce tren binlerce hikâye getiriyor, binlerce hikâye alıp gidiyordu. İstasyon kapıları insan alıp insan veriyordu. ~Sait Faik Abasıyanık ️‍️️‍️
Edebiyat
Yoktun! Hiç olmadın belki de Dönüyorum artık Vazgeçtim bu oyundan Hâlim yok yeniden yollara düşmeye Bir ömrü rüya etmeye takatim yok. Kime ne söylesem canım efendim! Hasanım Ali, Hüseyinim Ali, Hevesim Ali! Kalbini unutan insan, neyi unutmaz ki!
Sayfa 98
Edebiyat