Şevket'in bana karşı beslediği güven, bir olaydan sonra daha da pekişerek arttı. Çoğu Türk köyleri gibi, onun köyü de alabildiğine geriydi; doktorun ve öğretme-
nin ne olduğunu bile bilmezdi zavallılar. Birisi hastalandığı vakit, yakınları civar kasabadaki şöhretli bir müezzine danışmak için üç saat yol tepmek zorundaydılar.
"Nasıl düzelecek bizim bu hasta, Müezzin Efendi?"
Ve Müezzin Efendi, Kuran'ın üzerine eğilir, derin derin düşünmeye koyulurdu. Tarif edilen hastalık cinsine göre bir şeyler karalardı bir kâğıt parçasına; parasını alır,
kâğıdı verirdi. Ve adamcağız, elinde beş-altı kere katlanmış kâğıt parçası, köyüne döner; hastasına bir güzel yut-
tururdu o kâğıdı...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Nitekim her insan maddi zenginliklere sahip olmaktan haz duymaz. Bazı insanlar, tefekkürde bulunmaktan, insan yaşamının anlamını araştırmaktan haz alır. Bu hazza yabancı olan insanlar bile, onun nitelik yönünden oldukça zengin bir yaşantı olduğunu kabul ederler. Demek ki, felsefe her şeyden önce insana entelektüel bir keyif, manevi bir haz verir.