İnsan, işte şu devirde her şey oldukça anlaşılmışken, anlaşılmayan bir muamma.. Roman demeye dilimin ermediği, pusula niyeti güttüğüm müthiş bir eser..
Hiper-realite çağında neyin kültür, medeniyet yahut toplum olduğuna karar vermek de giderek imkânsız hâle gelmektedir. Günün büyük bölümünü imajlar ve "bildirimler" dünyasında yaşayan bireyler, parçası olduğu gerçekliği -sabahı ve akşamı, kuş seslerini, bulutları, güneşi, atalarının geride bıraktığı eserleri, kutsal metinleri, mabetleri vs - aracısız ve doğrudan tecrübe etme imkânını yitirmektedir. İnsan, tarih, toplum, kültür, ve medeniyet adına sahip olduğumuz her şey giderek ekranlarda bir imaj, resim, suret, temsil, avatar, sembol, emoji vs. haline gelmekte ve sanal gerçekliğin tek boyutlu dünyasına indirgenmektedir.