9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 00:00
​ Kınalı Serçe - Şermin Yaşar & İlber Ortaylı ​"Unutma, bizim şimdi Osmanlı İmparatorluğu dediğimiz, eskinin Osmanlı Beyliği'dir. O Türklerin beyliğiydi, bu da Türklerin imparatorluğudur. Yarın adı belki aynı kalır, belki başka bir şey olur; ama ne olacaksa yine Türklerin olur."     ​ Kınalı Serçe... Ne kadar zarif bir isim. Hele ki bu ismin hikâyesini öğrendikten sonra,  zihnimde çok daha anlamlı bir yere oturdu kitap. Şermin Yaşar’ın gerek yetişkinler gerekse çocuklar için kaleme aldığı tüm eserleri severek takip ediyorum. Okuru kah güldüren kah ağlatan ama her zaman derin derin düşündüren bir kalemi var.       ​Bu kez Kınalı Serçe’de Şermin Yaşar’a İlber Ortaylı eşlik ediyor. Okurken kendimizi bir anda Topkapı Sarayı’nın bahçelerinde, tarihin tozlu odalarında onlarla birlikte gezerken buluyoruz.       ​Kitap bizi 1840 yılına götürüyor. Topkapı Sarayı’nda henüz 9 yaşında olan —on yaşından gün aldığını belirtmezsek ayıp olur— meraklı mı meraklı bir "şamaroğlanı" vardır. Lala, şehzadeye kızacağı ya da bir hata yapıldığında uyarıda bulunacağı zaman şehzade yerine onu azarlardı. Bu küçük kahramanımız; yerinde duramayan, tez canlı ve meraklı mı meraklı bir çocuktur. ​Sarayda herkes bir "Kınalı Serçe"den bahseder; ancak bu serçe in midir cin midir, uçar mı kaçar mı, konuşur mu yoksa sadece öter mi kimse tam anlatmaz. Kahramanımız yıllarca bu gizemin peşinden koşar. Peki, sonunda cevabı bulur mu dersiniz?      ​Şermin Yaşar, çocuklara Topkapı Sarayı’nı gezdirirken onların hayal dünyasına dokunacak her türlü detayı ustalıkla işlemiş. Yedi yıl boyunca Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü yapmış olan İlber Ortaylı’nın verdiği tarihi bilgilerin derkenar olarak eklenmesi ise kitabı çok anlamlı bir esere dönüştürmüş. Her ne kadar bir çocuk kitabı olarak geçse de biz yetişkinlerin de
Kınalı Serçeİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20251,788 okunma
Puan vermedi·312 syf.·
2026 7. kitabı
Herkese merhaba. En en en sevdiğim yazarın son serisi The Martini Club'ın ikinci kitabı Yazlıkçılar ile geldim. Emekli casus Maggie, arkadaşları sayesinde sağ kurtulduğu hedaplaşmadan sonra Purity'de normal yaşantısında devam eder. Çiftlik işleri ve CIA'den eski arkadaşları ile kitap kulübü bahanesiyle martinilerini yudumlayıp emekliliğin tadını çıkarır. Prutiy, Maiden Gölü'nün etrafında huzurlu, sakin bir sahil kasabası. Göründüğü kadar sakin bir yer olmadığı, yazlıkçılardan olan genç bir kızın kaybolmasıyla kasabanın sırlarla dolu olduğu ortaya çıkar. Polis genç kızın kaybolmasının sorumlusu olarak Maggie'nin komşusu Luther'i görür. Maggie ve arkadaşları (Declan, Ben, Irene ve Lyod) Luther'in masumiyetini kanıtlamak olmak için araştırmaya başlarlar. Bu arada kayıp kızı bulmak için gölette yapılan aramada bir iskelete rastlanması işleri iyice karıştırır. Polis Şerif Vekili Jo'nun itirazlarına rağmen emekli casuslarımız kendilerini bu sırlardan uzak tutamaz. Öncelikle başta Maggie olmak üzere emekli casusları seviyorum. Aralarındaki dostlukları ve birbirleriyle olan iletişimleri çok güzel. Bunlara bir de Jo eklendi. Bu kitapta daha yakından tanımaya başlıyoruz. Bu da bana keyif verdi. Yazlıkçılar, 1972'de yaşanan bir olayla başlıyor. Daha sonra olayları Maggie, Jo, kasaba sakinlerinden Reuben ve kayıp genç kızın annesi Susan'ın bakış açısından okuyoruz. Bu durum hikâyeye derinlik katarken, temposunda biraz yavaşlatma olmuş. Bu beni rahatsız etmedi açıkçası. Hikâye ilerledikçe birçok sürprizle karşılaşıyoruz. Son ise benim için beklenmedikti. Tess Gerritsen, iyi yazıyor. Daha fazla ne diyebilirim ki? Sahneleri resmen canlandırıyor. Yazlıkçılar, aile, sırlar, kayıplar, ölümler, dostluk... Harika bir kurgu, harika karakterler, eğlenceli ve gerilim dolu bir
Polisiye / Gerilim
YazlıkçılarTess Gerritsen · Doğan Kitap · 2025348 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi
YU HUA - Yaşamak "İçinde çokça ölüm olan bir kitabın adı çok ilginç ki 'Yaşamak' @tozlusayfalaar "Bundan on yaş daha gençken, dertsiz tasasız bir işim olmuştu; köy köy dolaşıp halk şarkıları derliyordum. O yıl bütün yaz, köy evleri arasında ve ağustos böcekleriyle dolu güneşe tok kırlarda avare bir serçe gibi gezindim durdum. Tarlada çalışan erkeklerle iki çift laf eder, köyün kızlarının kıs kis gülüşmeleri arasında, yürür gidersin." S.7 Fungui'nin hayatı böyle masalsıydı.. "Ailesi XU, 65 dönüm toğrağa sahipti ve zengindi. Okula hiç yürüyerek gitmeyen Fungui, varlıklı bir ailede doğmuştu." S.13-14 "Fungui sıkışdıkça şehir merkezine gider. 15 gün bazen eve geri dönmezdi. Şehir merkezinde kötü iş yapan kadınların yanına gider ve kumar oynardı." Babası Fungui'den hep onurlandırmasını beklerdi ve onurlandırmadığı için kızardı. Fungui kendi kendine şöyle derdi "Neden hayatın keyfini çıkartmak varken, ataları onurlandırmak gibi yorucu bir iş yapmak zorundayım ki?" S.14 Onun kumar tutkusu sonuçta sadece kendisini değil bütün ailesini felakete götürecekti. Kumar oynadığı insanlar hile yaparak onun bütün malını mülkünü elimden aldılar ve büyük felaket başlamış oldu. Ataları tavuğu kaz, kazı kuzu, kuzuyu da öküz yapıp zengin olmuşlardı. Ama sıra Fungui'ye geldiğinde tavukları bile kalmamıştı. Atalarının mallarını kumarda sonuna kadar tüketmişti.S.34 "Sizin bu oğlan büyüdüğünde, olsa olsa baş belası olur." S.13 "Yakında hayatım sona erer diye düşünüyorum. Sıradan bir hayattı. Babam atalarımızı onurlandıracağımı düşünmüştü. Yanıldı." S.201 "Babam heladan kafa üstü yere düştü. Başı hareket etmiyordu. Hizmetçi: "Sizi ayağa kaldırmamı ister misiniz?" diye sordu. Babam iç çekti ve "Gerek yok," dedi. Sonra babam ona sordu: "Daha önce benim düştüğümü hiç gördün mü? "Hayır
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,6bin okunma
10/10
·462 syf.··
Beğendi
·
2025 67. kitabı
BİR DELİ SERÇE Hayat mı dipsiz bir kuyuya benziyordu yoksa o yaş aldıkça dipsizliğini mi fark ediyordu,bilmiyordu.. Bir Deli Serçe, birçok temayı içinde barındıran,okudukça tadı damağımda kalan müthiş bir eserdi benim için. Yalnızlık,kayıp,insan psikolojisi,özlem ve geçmiş..Karakterlerin kaygıları,üzüntüleri işledi üzerime.. Gelelim hikayemize..Mehmet..Pizzacı Mehmet.. İktisat Fakültesi mezunu Mehmet..İki Tekila Bir Bira Mehmet..Asuman'dan sonra derbeder olan Mehmet..Üniversiteyi bitirdikten sonra Pizza Express'i açmış ve okuldan dostu olan Ali de kendi işinin haricinde Mehmet'e yardım eder olmuştu..Bir akşam vejetaryen Pizza siparişi gelir ve bu siparişe Mehmet gider..Normalde siparişlere gitmez ama bu defa gitmek durumunda kalır..Mehmet,Koza Apartmanı'na,Yavuz Yücesoy adına verilen siparişe geldiğinde zile basar ama nerden bilecektir ki bu zilin onun hayatını değiştireceğini..Kapı açılmadan içeriden avazı çıktığı kadar bağıran bir kadın sesi ile irkilir Mehmet..Kadın,"sen pizzacı değilsin,defol git" diye bağırmaktadır.Şaşkına uğrayan Mehmet,ne yapacağını bilemez halde oradan ayrılır ama bu ilk ve son kez gelişi olmayacaktır..Mehmet'in başına gelecek olan herşey bu saatten sonra yaşanır..Bir Deli Serçe adını verdiği Yasemin hayatının içerisine girer..Şimdi zannediyorsunuz ki bir aşk hikayesi bizi bekliyor ama...Aması var..Mehmet ve Yasemin arasındaki bu iletişim vejetaryen Pizza siparişinin taaa ötesine gidiyor..Gündüzleri pizzacı dükkanında olan,akşamları da sarhoş olana kadar içen Mehmet,birileri tarafından feci şekilde dövülüyor ayyaş olduğu bir anda..Sonrasında tehdit ediliyor Mehmet.. Mehmet'i döven ve tehdit edenlerin Yasemin ile ne alakaları vardır?Mehmet'den ne istemektedirler? Yasemin'in eşi Yavuz'a ne olmuştur?? Kitap sonuna kadar yaşananları yaşamış
Bir Deli SerçeHanife Hekim · Maruzat Yayınları · 2024148 okunma
Otogizoshi
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 85. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2025 21:24
*Öncelikle şunu söylemek istiyorum ki,bu eseri okumaya başladığım ilk andan itibaren bana hatırlattığı ilk şey, izlediğim "ateş böceği mezarlığı" animesi oldu. Onu izlemenizi çok isterim.O zaman benzer duygular hissedeceğimizi düşünüyorum. *Osamu Dazai'nin insanlığımı yitirirken'den sonra okuduğum bir kitap olup ilk hikayeden sonrası çok hızlı ilerledi. *Severek okuduğum bu eser için ilişkilendirilmemiş olan bu kısa öyküler,birlikte Japon Orta Çağı'nı temsil eden edebi türlerden birini oluşturmaktadır. *Osamu Dazai'nin kaleminden, savaşın gölgesinde bir babanın diline yansıyan masallar. Karanlık bir sığınağa hapsolmuş bir kız çocuğunun dünyası babasının sesiyle bu eserde aydınlanırken aynı zamanda Japon mitolojisine ve masal kültürüne de ışık tutar. *Otogizōshi, Osamu Dazai'nin kısa öykülerinden oluşan bir Japon koleksiyonudur. Yazar bu eserinde okuyucuya Urashima Taro, Tanuki ve Tavşan, Wenli Adamın ve Dili Kesilmiş Serçe gibi klasik Japon masallarının yeniden yorumunu sunuyor ve karakterlere yeni bir boyut kazandırıyor. *Japon edebiyatının usta kalemi Osamu Dazai, savaş mağduru bir babanın diliyle kendi süzgecinden geçirdiği masalları okurlarına aktarırken kurgulanan masallar ve öğretileri karşısında eleştirilerini belirtmeyi de ihmal etmiyor.
Düşünce
OtogizoshiOsamu Dazai · Tokyo Manga · 2023574 okunma
Puan vermedi·462 syf.··
2025 140. kitabı
Hanife Hekim ~ Bir Deli Serçe •Merhaba Arkadaşlar Yalnızlığın, kayıpların ve bekleyişin size hissettireceği o derin duyguların kitabı ile geldim. Hanife Hekim, kullandığı dil ve üslup ile sizlere gerçek anlamda uzun süre unutamayacağınız bir hikaye bırakıyor iki yalnız ve yaralı ruh "Mehmet ve Yasemin" bu ikisinin hikayesi, hayatı bu kitapta birleşiyor. •Mehmet daha önce çalıştığı yerlerde yapamamış ve bunun üzerine arkadaşı ile bir pizzacı açmıştır. Sabahları burada çalışıp geceleri sarhoş bir şekilde yaşamını devam ettirmektedir. Babasının kaybı üzerine annesi ile arasındaki bağ azalmıştır hayatında en yakın arkadaşı Ali ve sevdiği kadın Asuman vardır. Ama Asuman da kendisini terk etmiştir, hayatı bu şekilde geçerken bir gün bir sipariş gelir o siparişi kendi götürmeye karar verdiği an hayatında bir şeyler değişmeye başlayacaktır. •Mehmet'in götürdüğü sipariş Yasemin adında evinden çıkmayan kocasını bekleyen bir kadındır eşi kayıp mı olmuştur yoksa onu terk mi etmiştir burası bir soru işaretidir. Ama eşinin eve yeniden dönmesini bekleyen hayata tutanmaya çalışmaktadır. Verdiği bir pizza siparişinin hayatına neler katacağını kendiside bilmiyordur henüz. Mehmet ile ilk karşılamaları ise biraz olaylı olmuştur Mehmet'i sapık sanıp evinden kovmuştur ama Mehmet bu andan itibaren bu evden ve Yasemin'den uzak durmamaya başlar ve ardından bizleri kitaptan uzaklaştırmayacak içerisine çekecek olaylar başlar... •Bir Deli Serçe, Mehmet ve Yasemin’in birbirine dokunan hayatları üzerinden yalnızlığın, kayıpların arayışının izlerini derinlemesine hissettiren, okurunu uzun süre etkileyecek bir hikâye olarak zihnimizde kalıyor, kapalı kapıların ardında yaşanan olaylar, psikolojik, fiziksel şiddetin bireyin iç dünyasındaki etkisini, toplumsal sorunların derinliği ile sarsıcı ve
Alıntı
Bir Deli SerçeHanife Hekim · Maruzat Yayınları · 2024148 okunma