Herkese merhaba.
En en en sevdiğim yazarın son serisi The Martini Club'ın ikinci kitabı Yazlıkçılar ile geldim.
Emekli casus Maggie, arkadaşları sayesinde sağ kurtulduğu hedaplaşmadan sonra Purity'de normal yaşantısında devam eder. Çiftlik işleri ve CIA'den eski arkadaşları ile kitap kulübü bahanesiyle martinilerini yudumlayıp emekliliğin tadını çıkarır.
Prutiy, Maiden Gölü'nün etrafında huzurlu, sakin bir sahil kasabası. Göründüğü kadar sakin bir yer olmadığı, yazlıkçılardan olan genç bir kızın kaybolmasıyla kasabanın sırlarla dolu olduğu ortaya çıkar.
Polis genç kızın kaybolmasının sorumlusu olarak Maggie'nin komşusu Luther'i görür. Maggie ve arkadaşları (Declan, Ben, Irene ve Lyod) Luther'in masumiyetini kanıtlamak olmak için araştırmaya başlarlar.
Bu arada kayıp kızı bulmak için gölette yapılan aramada bir iskelete rastlanması işleri iyice karıştırır. Polis Şerif Vekili Jo'nun itirazlarına rağmen emekli casuslarımız kendilerini bu sırlardan uzak tutamaz.
Öncelikle başta Maggie olmak üzere emekli casusları seviyorum. Aralarındaki dostlukları ve birbirleriyle olan iletişimleri çok güzel. Bunlara bir de Jo eklendi. Bu kitapta daha yakından tanımaya başlıyoruz. Bu da bana keyif verdi.
Yazlıkçılar, 1972'de yaşanan bir olayla başlıyor. Daha sonra olayları Maggie, Jo, kasaba sakinlerinden Reuben ve kayıp genç kızın annesi Susan'ın bakış açısından okuyoruz. Bu durum hikâyeye derinlik katarken, temposunda biraz yavaşlatma olmuş. Bu beni rahatsız etmedi açıkçası.
Hikâye ilerledikçe birçok sürprizle karşılaşıyoruz. Son ise benim için beklenmedikti.
Tess Gerritsen, iyi yazıyor. Daha fazla ne diyebilirim ki? Sahneleri resmen canlandırıyor.
Yazlıkçılar, aile, sırlar, kayıplar, ölümler, dostluk... Harika bir kurgu, harika karakterler, eğlenceli ve gerilim dolu bir