sena

sena
@sercekuss
Uslanmaz bir yürek taşıdığıma dair yaygın bir kanaat dolaşır aynalarda
Sonnet No. 18. / Sone 18
Shall I compare thee to a summer's day? Thou art more lovely and more temperate. Rough winds do shake the darling buds of May, And summer's lease hath all too short a date. Sometime too hot the eye of heaven shines, And often is his gold complexion dimmed, And every fair from fair sometimes declines, By chance or nature's changing course untrimmed; But thy eternal summer shall not fade, Nor lose possession of that fair thou ow'st, Nor shall Death brag thou wander'st in his shade, When in eternal lines to time thou grow'st. So long as men can breathe or eyes can see, So long lives this, and this gives life to thee. Seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer? Çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın: Taze tomurcukları sert rüzgârlar örseler, Kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın: Işıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak, Ve sık sık kararır da yaldız düşer yüzünden; Her güzel, güzellikten ergeç yoksun kalacak Kader ya da varlığın bozulması yüzünden; Ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz, Güzelliğin yitmez ki, asla olmaz ki hurda; Gölgesindesin diye ecel caka satamaz Sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda: İnsanlar nefes alsın, gözler görsün, elverir, Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.
Sayfa 76
Reklam
Nas Sûresi
Allah yalnız insanların değil, her şeyin Rabbi, Meliki ve İlâhıdır. Fakat bunun böyle olduğunda şaşıran ve sapıtan yalnız insanlar olduğu için, nâsın Rabbi, nâsın Meliki, nâsın İlâhı denilmiştir. Binaenaleyh nâsın tekrar olunmasında yüksek bir hikmet ve belâgat vardır.
Sayfa 50 - Yedinci baskı
İhlas Suresi
Sahih rivayetlere göre, müşriklerle yahudilerden bir cemaat, Peygamber Efendimize gelerek: «Seni bize elçi gönderen ve kendisinden başkasına ibâdet olunmamasını isteyen Allah nasıl bir şeydir? O'nu bize vasıfları ile anlat, belki sana iman ederiz.» demeleri üzerine bu sûre nazil olmuş ve bununla Allahu Teâlâ en güzel, en iyi bir şekilde kendi zâtını, birliğini, diğer itikatların yanlışlığını anlatmıştır.
Sayfa 41 - Yedinci baskı
Nasr Suresi
Bu sûre, Peygamberimiz salla'llâhu aleyhi ve sellem'in nihayet böyle mansur ve muzaffer olarak kendisine fütuhat kapıları açıldığı ve halkın alay alay, akın akın Allah dînine girmeğe başladıklarını gördüğü ve bu suretle din tekâmül edip de dünya kendisine teveccüh eylediği zaman bu muvaffakiyetlerden, bu büyük zaferden dolayı Allah'a şükrederek dünyayı ümmetine bırakıp bütün temizliğiyle Allah'a dönmeyi istemesine de işaret ediyordu. Onun için Mekke'nin fethinden sonra insanların bölük bölük İslâm dînine girdiğini ve Haccetü'l-vedâ'da da yüz binden ziyade Müslümanın Arafat dağında toplandığını gördükten sonra Cenâb-ı Peygamber Mevlâsına kavuşmasının yaklaştığını söylemişti. Çünkü bu sûre onu haber veriyordu.
Sayfa 34 - Yedinci baskı