"Aramızdaki temel fark
ne, biliyor musun? Sen insanlara baktığın zaman üni-formalar, bayraklar ve din görüyorsun!"
"Peki, sen ne görüyorsun bakalım?"
"İnsan , sadece insan. Seven, acı çeken, acıkan, üşü-
yen, korkan bir insan.
Camdan dışarıya bakmaya devam ederek, dalgın bir sesle konuştu:
"İstanbul vefasız bir sevgiliye benzer."
Bu sözün altında derin bir acı olduğunu hissettim.
Ama herhangi bir şey söylemedim. Çünkü etrafını sey-rederken, sanki benimle değil de kendi kendine konuşur gibi söylemişti. Kısa bir sessizlikten sonra, sözüne devam etti:
"Sana hep ihanet eder ama sen yine de onu sevmeye
devam edersin.
"
Hayatımda mutlu günlerim olmuştu elbette,ama mesele sadece mutluluk değildi. Önemli olan yaşadığını,hayatın bir anlamı,bir değeri olduğunu hissetmekti.