Puan vermedi
Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına, ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. Kimi insanın yüreği karanlık, kimininki aydınlıktır. Geceyle gündüz gibi! Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! Kendini koru kızım, insanlara karşı kendini koru!
SerenadZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 2023164bin okunma
5/10
·192 syf.··
2026 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 15:15
Bekle beni, beklediğime değmedi. Yeni bir roman hevesiyle hemde Trabzon gezisinden hatıra kalsın diye ümitle aldım. Fakat okudukça zülfü livaneli nin hayatından kesitler olduğunu farkettim. Zaten kitabın sonunda yazar bunu açıklamış. Zülfü livanelinin bazı kitapları nedense (bende) umduğum gibi çıkmıyor. Mesela Serenad kitabı çok beğenilirken Konstantiniyye Oteli aynı etkiyi yapmadı. Son Ada kitabı çok vurucu olmasına rağmen Balıkçı ve oğlu biraz sönük kaldı vb. Kitapta anlatılan konu çok önemli, dönemin büyük sıkıntılarından bahsetmiş yazar. Ülkemizde düşünce konusunda nedense hangi çevreden olursa olsun hep bir önyargı, kabul etmeme mevcut ve bu durumu maalesef aşamıyoruz. Son söz olarak konu çok iyi ama kitap daha vurucu ve dokunaklı olabilirdi...
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·198 syf.·
2026 295. kitabı
Livaneli'nin Serenad kitabında yer alan Nadia Yahudiydi. Yine Livaneli'nin Huzursuzluk kitabındaki Meleknaz bir Ezidi kızıydı. Bülbülü öldürmek kitabında yer alan Tom Robinson siyahi bir insandı ve son olarak Çizgili Pijamalı Çocuk kitabında yer alan Shmuel yine bir Yahudi çocuktu. Farklı kitaplarda yer alıp her biri yüreğimize dokunmayı başarabilen bu karakterlerin hepsinin ortak bir özellikleri vardı: ya sevdiklerinden ayrı düştüler, ya da öldüler... Peki bu insanların suçları neydi? Sadece ve sadece onlara zulmedenlerden farklı bir ırka mensup olmalarıydı... Henüz çok uzak değil şunun şurasında 70-80 yıl önce medeni! olarak nitelendirilen Avrupa'nın göbeğinde yer alan Auschwitz toplama kampı bir diğer adıyla ölüm! kampında yaşanılanlarla birlikte yazar bize o döneme ait etkileyici ve hüzünlü bir hikaye sunmuş. Babası Hitler'in Almanya'sında komutan olan Bruno, babasının görevi nedeniyle ailesiyle birlikte Auschwitz'e yerleşiyor. Yalnız kalan ve hiç arkadaşı olmayan 9 yaşındaki Bruno, yeni şeyler keşfetmek ve yalnızlığına bir nebze çözüm bulma umuduyla evinden çıkıyor ve evinin karşısında yer alan tel örgüler doğrultusunda yürümeye başlıyor. Bu yürüyüşün bir noktasında tel örgülerin diğer tarafında kendisi gibi 9 yaşında olan Shmuel ile karşılaşıyor ve arkadaş oluyorlar. İlerleyen günlerde Bruno hergün ailesinden gizli bir şekilde aynı yere arkadaşıyla buluşmaya gidiyor. Birbirlerini çok seven, sürekli sohbet eden ve tel örgülerin ayırdığı bu çocuklar birlikte oyun oynayabilmek ve daha çok birlikte vakit geçirmek istiyorlar. Bir gün Bruno arkadaşının giyindiği çizgili pijamalardan giyinip, arkadaşının da yardımıyla asla girmemesi gereken tel örgülerin çevirdiği alana giriyor... bundan sonrasını kitaptan okumak daha iyi olacaktır. Kitabın o kadar çocuksu nitelikte
İnceleme
Çizgili Pijamalı ÇocukJohn Boyne · Tudem Yayınları · 202150,6bin okunma
Puan vermedi·256 syf.·
2026 116. kitabı
Yanlış hatırlamıyorsam Zülfü Livaneli'nin Serenad isimli kitabında atıfta bulunduğu, polisiye roman türünün en iyi yazarları arasında gösterilen Agatha Christie'nin bu kitabı İstanbul'da Pera Palas Oteli'nde kaleme aldığını öğrenince, madem bizim topraklarımızda yazılmış bize de okumak düşer diyerek okumaya karar verdiğim bir kitap oldu. Polisiye romanlarında aranan özelliklerden; akıcılık, kurgu, insanda oluşturduğu gerilim, merak uyandırması, sonunun beklediklerimizden farklı çıkması gibi olgular çok başarılı şekilde uygulanmış diyebilirim. İstanbul'dan Avrupa'ya hareket eden Doğu Ekspresi isimli trende işlenen bir cinayet ve henüz yolculuk bitmemişken, trende bulunan dedektifimiz Poirot'un cinayeti çözmesini konu alan, gayet güzel ve beğendiğim bir roman oldu. Herkese keyifli okumalar dilerim.
İnceleme
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201936bin okunma
9/10
·481 syf.··
2026 24. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 18:23
Serenad, sadece hüzünlü bir aşk romanı değildir. Okuyucuya vicdani bir sorumluluk yükleyen, onu kendi tarihiyle ve insanlığıyla yüzleştiren edebi bir belgesel niteliğindedir. Sturma gemisi, nadia Wagner, Nazi kampları, iftiralar vb. Konular içermektedir. Keyifli okumalar dilerim..
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164bin okunma
İnsan, Kendine Anlattığı Hikayedir.
Puan vermedi·330 syf.·
2026 10. kitabı
Zülfü Livaneli’nin okuduğum üçüncü kitabı. Önce Serenad, sonra Huzursuzluk, şimdi de Kardeşimin Hikayesi… Her kitabında farklı bir dünyaya giriyorum ama değişmeyen tek şey, Livaneli’nin insan ruhunu anlatma biçimi. Bu kitapla birlikte kalemini ne kadar sevdiğimi bir kez daha fark ettim. Kitaba başladığımda karşıma böyle bir son çıkacağını hiç düşünmemiştim. Hatta ilk sayfalarda sakin ilerleyen, kendi halinde bir hikaye okuyormuşum gibi hissettim. Çünkü toplumda aşk hep yüceltilen bir duygu olarak anlatılıyor. Şarkılar, filmler, şiirler hep aşkı güzelleştiriyor. Ama Livaneli burada aşkın başka bir yüzünü de gösteriyor. Bazen insanı hayata bağlayan bir duygu, bazen de insanın kendi hayatını yavaş yavaş tüketmesine sebep olan bir saplantı olabiliyor. Ama sayfalar ilerledikçe olayların altında bambaşka duyguların saklandığını da fark ettim. Bir noktadan sonra sadece “katil kim?” sorusunu değil, “bir insan neden bu hale gelir?” Bir diğer düşündüğüm şey ise insanları ne kadar tanıyabildiğimiz oldu. Günlük hayatta karşımızdaki insanların anlattıkları kadarını biliyoruz. Birkaç cümle duyuyor, birkaç davranış görüyor ve onlar hakkında kesin yargılara varıyoruz. Oysa herkesin içinde kimsenin bilmediği hikayeler, kırgınlıklar ve sırlar var. Final kısmına gelirsek… Uzun zamandır bir kitap beni böyle ters köşe yapmamıştı. Kitabın sevdiğim yanı, okuru sürekli şüpheye düşürmesi oldu. Her şeyin cevabını bulduğumu düşündüğüm anda yeni bir soru çıkıyor. Sevmediğim tek tarafı ise bazı bölümlerde olaydan çok anlatılan düşüncelerin ön plana çıkmasıydı. Yer yer tempo düştü ama final buna değdi. Son sayfalarda öğrendiğim gerçeklerle birlikte okuduğum bütün hikayeye baştan bakmak zorunda kaldım. Şaşırdım desem az kalır. Çünkü bu sadece beklenmedik bir son değildi
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,6bin okunma
Reklam
Reklam