Yakın tarih cahilliğim.
Puan vermedi·481 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Yakın tarihimizle ilgili ne kadar cahil olduğumu anladığım bir kitap oldu kurgumu değil mi derken struma yazdığımda gerçeklerle yüz yüze geldim ve ne kadar çok okumam gerektiğini bir kez daha fark ettim. Roman etkileyici ve sürükleyici tüm duyguları yaşattı okurken. Sanırım geç kaldığım kitaplardan arkadaşlarımdan nasıl hala okumadığıma şaşıranlar da oldu :) Kesinlikle tavsiye.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,2bin okunma
Mü-kem-mel
9/10
·481 syf.··
2026 19. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 22:06
Okuma doygunluğu yaşadınız mı hiç? İşte o lanet dönemde okuduğum ama bayıldığım bir kitap. Kesinlikle okunmalı bence, Zülfü Livaneli'nin okuduğum 2. kitabı ve her ikisinden de çok aşırı keyif aldım. Türk okuyucular bu yazarın değerini bilmeli bence. Profesör Maximilian Wagner ile Nadia'nın aşkı öyle iyi kurgulanmış ve yazılmış ki kitabı bırakası gelmiyor insanın, 18 günde okudu yazıyor ama işaretlemeyi unuttuğum için, normalde 5 günde bitirdim. Hem merak uyandırıyor hem de hiç bitmese de okusam dediğim bir kitap, kesinlikle okunmalı.:)
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·192 syf.··
2026 3. kitabı
·
45 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 11:31
Zülfü Livaneli' nin kitaplarını seven bir okur olarak bu kitap beni pek bı tatmin etmedi çok yüzeysel kaldığını düşünüyorum anlatılmak istenenler, olaylar. Livaneli' den daha derin yazılar beklemiştim o yüzden bu kitap beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Kitap, sağ sol çatışmasının en ateşli zamanlarından bahsetmekte bir nevi Livaneli' nin hayatından da izler yer almaktadır, tamamen değil ama benzerlikler olduğunu ifade etmektedir yazar. Bu çatışmanın sonucunda bölünen ailelerin dramlarını, ayrılmak zorunda kaldıklarını, sadece kitap okuyorsun diye hapse girildiğini o karanlık günleri anlatmaktadır kitap. O günleri yaşayan yazardan otobiyografik bir kitap olmadığı ama benzer hayatları yaşadığını söylemektedir. Yazarın Serenad, Kardeşim Hikayesi ve Balıkçı ve Oğlu kitaplarını okumuş ve çok beğenmiş biri olarak beni çok tatmin etmedi yazarın bu kitabı.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,4bin okunma
Balıkçı ve Oğlu değerlendirme
Puan vermedi·134 syf.··
2026 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 02:00
Livaneli yine toplumsal sorunlara dikkat çekmeyi başarmış. Balıkçı ve Oğlu romanında yazar; göçmenlik, üst tabakanın doğayı giderek daha fazla tahrip etmesi, rüşvet gibi birçok toplumsal meseleye değinmiştir. Bunun yanı sıra kadın dayanışmasını ele almış ve güçlü üç kadın karaktere yer vermiştir. Bu yönleriyle okurda farkındalık ve bilinç oluşturabilecek etkileyici bir roman ortaya çıkmıştır. Ayrıca göçmenlik sorunu üzerinden empati duygusunu da güçlendirmektedir. Benim okuduğum yayınevinin baskısına göre kitap 134 sayfaydı. Bu nedenle en fazla iki günde bitirilebilecek bir roman olduğunu düşünüyorum. Ancak ilginç bir şekilde Serenad ve Mutluluk romanlarını üç günde bitirmiş olmama rağmen bunu 11 günde bitirdim. Bu durum muhtemelen benim uyuşukluğumdan kaynaklanıyordu. Yine de genel olarak değerlendirdiğimde, Balıkçı ve Oğlu oldukça başarılı ve okunmaya değer bir romandı.
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,7bin okunma
10/10
·416 syf.··
2026 23. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 23:46
Serenad kitabını bitirdiğimde aklımda kalan şey aşk hikâyesinden çok insanların sırf kimlikleri, kökenleri veya inançları nedeniyle ne kadar büyük acılar yaşayabildiği oldu. Yaşanan her olayın ardında hayalleri, sevdikleri ve kayıpları olan insanların bulunduğunu bir kez daha hissettik. Özellikle Nadia ve Maximilian’ın hikâyesi, savaşların yalnızca ülkeleri değil insanların hayatlarını ve geleceklerini de nasıl yok ettiğini görmüş olduk.
SerenadZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2021164,2bin okunma
Gökçeada geldi gözümün önüne hep.
Puan vermedi·196 syf.··
2026 61. kitabı
Son Ada, huzurlu bir adada yaşayan insanların hayatına eski bir başkanın gelişiyle değişen dengeleri anlatıyor. İlk bakışta sakin bir ada hikâyesi gibi görünse de, aslında güç, otorite, özgürlük ve toplumsal dönüşüm üzerine bir alegori. Kitabı okurken aklıma sürekli Gökçeada geldi. Birkaç günlüğüne de olsa orada geçirdiğim zamanlar gözümün önünde canlandı. Kitaptaki ada Gökçeada olmayabilir ama başka bir ada görmediğim için bütün sahneleri orada hayal ettim. Bu yüzden kitabın atmosferi bana oldukça tanıdık geldi. Kitabın vermek istediği mesajı ve alt metnini sevdim. Ancak Zülfü Livaneli’nin bende bıraktığı etki açısından düşündüğümde, Serenad, Mutluluk ve Kardeşimin Hikâyesinin gerisinde kaldığını söylemeliyim. O kitaplardaki karakterler, hikâye örgüsü ve duygusal yoğunluk beni daha fazla etkilemişti. Son Ada ise daha çok fikriyle öne çıkan, okuması keyifli ama bende aynı derin izi bırakmayan bir roman oldu. Yine de doğa, insan ve iktidar ilişkisini sade bir hikâye üzerinden anlatabilmesi kitabın en güçlü yanı. Kısa sürede okunan ama üzerine düşünmeye devam edilen kitaplardan biri.
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,2bin okunma
Reklam
Reklam