Sayın Müdürüm
Puan vermedi·264 syf.··
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 16:06
Sayın Müdürümün çok kıymetli anılarını anlattığı bu esere yorum veya inceleme yapmak, emrinde çalışma şerefine nail olmuş olan bana asla düşmez ancak uygulamanın adeti gereği bir-iki satır yazı yazmak istedim. Sayın müdürüm sadece emniyet yöneticiliği alanında değil kendini okutturma becerisine de sahip olduğunu gözler önüne sermiş. Belki de kıymetli eşinden destek almıştır. Çalışma hayatımında etkisiyle yaklaşık 2-3 günde bitirdim. Çok sürükleyici bir anlatım olmuş. Sayın müdürüme ve ailesine selam ve saygılarımla.
AndımızMetin Alper · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20264 okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 23:16
Bir ağacı en hızlı kendi içindeki kurt bitirirmiş... Mustafa Önsel’in Ağacın Kurdu kitabını az önce bitirdim. Eser; TSK’nın içerisine sızan yapıların pırıl pırıl Harbiyelilere nasıl kumpaslar kurduğunu, o şanlı üniformayı giymek isteyen vatansever gençlerin geleceklerini nasıl sinsi oyunlarla çaldığını gözler önüne seriyor. ​Okurken insanın içi acıyor ama yaşanan o haksızlıkları, şok mangalarını ve askeri okullarda dönen dolapları ilk ağızdan anlamak adına herkesin idrak etmesi gereken bir gerçeklik. ​Dik duruşu satır satır hissettiren o asil duruşunuza sağlık. Mustafa Önsel gibi ömrünü üniformasına, ambleminin şerefine ve memleketin istikbaline adamış bir komutanın haklı mücadelesini anlamak, bu hafızaya sahip çıkmak çok kıymetli. Yazılan bu gerçeklerin, komutana ve onun nezdinde bu ulu ağacı canı pahasına koruyan tüm vatanseverlere ulaşması dileğiyle... Kaleminize, yüreğinize sağlık. Selam ve saygılarımla.
Ağacın KurduMustafa Önsel · Alibi Yayıncılık · 2016287 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanlığın ve Tüm Callahan'ın Yerleri şerefine
8/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 15:22
Callahan'ın Yeri, dertleşmek isteyene alan açan sıradan bir bardır. Piyanist Eddie'nin densiz sorgulamalara beyzbol sopasıyla müdahale etmesini saymazsak, yahut Pyotr'ın alkolü fazla kaçıranları evlerine bırakıp, geceyi orada geçirdikten sonra kahvaltıyı hazırlayıp ortadan kaybolmasını da. Bu barda her içki yarım senttir ve kadehler şömineye hunharca fırlatılıp kırılır. Çeşitli ritüeller etrafında kendine has bir kültür oluşturmuştur burası. En kötü espri bile burada kabul hatta teşvik edilir; çünkü bar müdavimi olan doktora rağmen mizah en iyi ilaçtır. Ama en önemlisi, burayı arayarak bulmak imkansızdır, bar ihtiyacı olanı kendine çeker; anlayışa, hoşgörüye, yardıma veya şefkate ihtiyacı olanları. Üstelik burayı bulabilmeniz için sadece sekiz ay ömrünüzün kalmış olması veya ailenizin ölümünün sorumluluğunu taşıyor olmanız gerekmez. Gezegeni yok etmek için yola çıkmış ancak bu karardan pişman olmuş bir uzaylı da olabilirsiniz, alkolik bir vampir, bir zaman yolcusu, hatta vantrilok bir köpek bile olabilirsiniz. Burada bunlara kimse şaşırmaz ve samimiyetinizin karşılığını alırsınız, çünkü bu bar mucizelerin gerçek olduğu bir yerdir. Yine de burada sorunlar sihirle çözülmez. Çoğu zaman çözüm, birinin hikayesini gerçekten dinlemekle başlar. Ve sadece hatalarının bedelini ödemeye razı olanlar bu ailenin müdavimi olabilirler. Hippi hareketinin filizlendiği 1973'te ilk Callahan öyküsünün bir dergide yayımlanmasının ardından okuyucunun büyük teveccühü ile karşılaşan Spider Robinson, yirmi yıl boyunca Callahan evrenini ve bu barın gerçek hayattaki müdavimlerini genişletmeye devam eder. Yazar, istilacı uzaylıların ve tehditkar teknolojilerin egemen olduğu ana akım bilimkurguya karşı bu dışlanmışlarla iki kadeh tokuşturup dertleşerek tüm klişeleri çökertmiştir. Hikayelerdeki
Callahan GünlükleriSpider Robinson · İthaki Yayınları · 202379 okunma
Puan vermedi·528 syf.··
2026 49. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:41
#tılsımvesis2 #sedalena “Seni her şeyden, herkesten korurum. Bu uğurda ölürüm ama seni senden nasıl koruyacağım?” Larina gözünü yaralı olarak açar ama korktuğu şey kendi yaraları değil As’ı kaybettiği düşüncesidir. Toparlandığı birkaç günde Larina üzüntüden kahrolmuştur. Eve geri döndüğü zaman ise As’ı sağ salim karşısında bulur. As ise her yerde genç kızı aramaktadır. Bulduğunda ise bir daha onu yanından ayırmak istemez. Birbirlerine kavuşmuşlardır artık ve Larina’nın tek isteği As ile evlenmektir. Kralın şerefine düzenlediği baloya katılmaları ise büyük bir savaşın başlangıcı olacaktır. As, halkının intikamını almakta kararlıdır. Larina, hala kayıp olan Ovid’i bulmak için Yeirs’in aklına girer. Orda gördüğü şeyler sonucu Larina, Yeirs ve Roza arasında geri dönülemez olaylar olur. Larina, bir taraftan da kardeşini bulmakta kararlıdır. Bunun için Noir’den yardım ister. Larina’nın içindeki vayemleri kontrol etmesi ve büyü yapmayı öğrenmesi gerekmektedir. As bunun için annesinin görünümünde olan Sinyesten ders almasını söyler. Larina bunu kabul etmek istemez ama As için yapar. Larina öğrendiği gerçeklerle ihanetin ne kadar yakında olduğunu anladığında ise her şey için çok geç olacaktır. Serinin ikinci kitabını yine soluksuz okudum. İlk kitap öyle bir yerde bitmişti ki hemen devamına başladım. Baştan sona heyecan, aksiyon ve olayların bitmediği bir kurguydu. Yazarın akıcı kalemi ve karakterleri ile oluşturduğu bu evreni okumayı çok seviyorum. As ve Larina arasındaki kimya harika. Özellikle Larina’nın evlenme çabalarını okumak eğlenceliydi. Bazı karakterleri ilk kitapta severken bu kitapta nefret ettim, bazı karakterler için de durum tam tersi oldu. Bu seri öyle sürükleyici ve tempolu ki her an her şey olabilir. Sonu büyük bir şoka uğrattı beni. Kesinlikle
Tılsım ve Sis 2Seda Lena · Guardian Yayınları · 202619 okunma
Çarkların dişleri arasında bir yaşamla nasıl mücadele edilir?
7/10
·328 syf.·
2026 13. kitabı
Rachel Kushner, 1968 doğumlu Amerikalı bir yazar. California Üniversitesi’nde Siyasal İktisat okuduktan sonra Columbia Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık eğitimi almış. Genellikle siyasi gelişmeleri, toplumsal sorunları ve farklı alt kültürleri eserlerinde ele almayı tercih ediyor. İlk romanı "Küba’dan Teleks (2008)" ile dikkat çeken yazar, 70'lerin sanat ve siyaset dünyasını işlediği "Alev Püskürtenler (2013)" ve ABD hapishane sistemini anlattığı "Salon Mars (2018)" kitaplarıyla tanınıyor. Son olarak "Creation Lake (2024)" adlı romanı yayımlanan yazar, kariyeri boyunca Booker, Ulusal Kitap Ödülü, Fransa'nın saygın Prix Médicis gibi prestijli edebiyat ödüllerinde finale kalmış. Gerçekçi gözlemleri ve toplumsal konulara yaklaşımıyla günümüz edebiyatının dikkat çeken isimleri arasında yerini bulmuş. Ayrıca, Kushner’ın yalnızca bir romancı değil, aynı zamanda çok güçlü bir deneme yazarı olduğunu da belirtmek isterim. Yazarın "The Hard Crowd: Essays 2000–2020 (2021)" adlı yirmi yıllık siyaset, sanat, müzik, adalet sistemi ve kişisel anılarını içeren ödüllü deneme derlemesi ve "The Strange Case of Rachel K (2015)" adında yayımlanmış bir kısa öykü derlemesi de bulunuyor. Kushner ile ilgili bir diğer önemli ve dikkatimi çeken detay ise kitap yazarken adeta bir gazeteci gibi derin araştırmalar yapması oldu. Çünkü "Salon Mars" romanını yazabilmek için yıllarca Kaliforniya'daki kadın hapishanelerini ziyaret etmiş, mahkumlarla ve gardiyanlarla görüşmeler yapmış. Yeni romanı "Creation Lake" için ise Fransa'nın kırsalındaki aktivist komünleri ve mağara tarihini yerinde incelemiş. Bu bakımdan araştırmacı yönünü takdir ettim. "Salon Mars", Amerika’daki kadın cezaevi sistemini, yoksulluğu ve hukuk sisteminin açıklarını birçok karakterin kesişen hayatları üzerinden anlatmaya çalışan bir
Edebiyat
Salon MarsRachel Kushner · Siren Yayınları · 2024195 okunma
!!! Dikkat spoiler içerir !!!
6/10
·48 syf.··
2026 15. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 11:06
Bir memur olan Akakiy Akakiyeviç'in paltosunun eskimesi üzerine terzi Petroviç'e yeni bir palto sipariş etmesiyle olaylar başlıyor. 80 ruble olan paltonun 40 rublesi hali hazırda duruyorken kalan 40 ruble için bir süre aç kalan, masraflarını kısan Akakiy Akakiyeviç, paltosuna kavuştuğunda sanki sevgilisine kavuşmuş gibi mutlu oluyor. Yeni paltosunu kutlamak için birazda şerefine yapılan doğum günü partisinden evine dönerken paltosu çalınıyor ve dünyası başına yıkılıyor. Zaten çekingen sessiz olan karakterimizin bu konuyla alakalı şikayette bulunmaya gittiğinde yediği azar da hastalanmasına ve ardından da ölmesine yol açıyor. Adaletin sesi çıkmayan garibanlara işlemiyor oluşu, hem mazlum hem gariban hem mağdur olan kişilerin nasıl ezildiğini okumuş olduk. Çerezlik mini bir hikaye, daha iyisini beklerdim de ölmüş gitmiş dünyaca ünlü bir yazarı da burada eleştirmek olmaz tabii
PaltoNikolay Gogol · Kızıl Panda Yayınları · 046,3bin okunma