Yazarların kalitesini belirleyen ana konulardan biri de eseri yazmaktan çok daha önemli olan eserin konusudur.. Hayatı boyunca Ortadoğu toplumlarını ve bu toplumlar arası etkileşimleri irdeleyen yazar çok engin bir bilgi birikimini biz okuyuculara istifade ediyor bu eserinde de... Alamut Kale'si hiç bu kadar objektif ele alınamaz kanımca.
Kısaca ozetlemem mümkünse: İlk başta tarihi bir kitap izlenimi veriyor olsa da ,yaşanmış gerçek olaylar ve kişiler ışığında belli bir dönemin en can alici yerlerini çok akıcı bir üslup ile ele almıştır.
Mezhepsel çatışmaların en yoğun yaşandığı günümüzü anlayabilmek adına eşsiz bir eser.
Dünya edebiyatına yön veren nice klasik eserden aldığım okuma zevkim bu eserde de hiç eksilmeden aksine daha artarak devam etti.. İslam coğrafyasında bir sürü araştırma sonucunda Müslümanlık ile sereflenen Martin Lings Peygambere duyduğu muhabbeti böyle bir eserde edebi kişiliğinin de katkısı ile vücuda getirmiştir. Diyer siyer yazarlarının yaptığı gibi değil de tamamen kendine özgü bir üslup ile İslam Tarihi 'ni ele alan yazar hakikaten en zor anlaşılabilecek meseleleri dahi hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde etraflıca ele alıyor..
Hayatlarında Peygamber sevgisi hiç eksik olmayan Ashab'ın birer aşığı olmanız dileğiyle esen kalın...
Kütuphanemi süsleyen kitap. Fazla söze gerek yok . Kitap fazlasiyla kendisini sevdirecektir dostlar.
Sadece yapmaniz gereken önyargisiz sayfalar arasinda gezinmek Haşhaşilerin serůvenlerine eşlik etmek...