8/10
·120 syf.··
2026 32. kitabı
Bu kitap başlı başına sanat eseri … kullanılan dil durumun trajikliğini çok iyi yansıtıyor . Ölüm korkusu , affedilme isteği aileye olan veda fazlasıyla yoğun bir şekilde ele alınmış . Mahkumun niçin ölüm cezasına çarptırıldığını da bilmek isterdim Storytel kullananlara seslendirmesini de dinlemelerini tavsiye ederim Burak sergen öttürmüş bu kitabı .
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,7bin okunma
Kelimelerin Ateşinde Pişmek
Puan vermedi·138 syf.·
2026 2271. kitabı
Semih Sergen, çoğumuzun sesine aşina olduğumuz, Türk tiyatrosunun ve seslendirme sanatının en ikonik, efsanevi isimlerinden biri olmasının yanı sıra, kelimelerle derin bağlar kuran güçlü bir kaleme sahipti. Onun edebiyat dünyasındaki en özel ve iz bırakan çalışmalarından biri olan "Kuruyduk Yaş Olduk", adını Yunus Emre’nin o meşhur tasavvufi felsefesinden (*"Kuruyduk yaş olduk, kanatlandık kuş olduk"*ı) alır. Bu eser, Semih Sergen’in sadece bir tiyatro insanı değil, aynı zamanda ruhu besleyen bir derviş edasıyla kelimeleri nasıl yoğurduğunun en güzel kanıtıdır. Şiirsel dilini, hayata, insana, aşka ve sanata dair felsefi sorgulamalarını bir araya getiren derinlikli bir eserdir. Kitap, bütünüyle bir "olma", "pişme" ve "hamlıktan kurtulma" yolculuğudur. Yıllarca sahnede Türkçeyi en güzel şekliyle seslendiren usta sanatçı, bu edebi birikimini yazıya da kusursuzca aktarmıştır. Ben sesli olarak dinledim ve Cümleler bir tiyatro tiradı kadar ritmik, bir ney taksimi kadar dingin ve dinlendiriciydi. Kitapta sadece mistik bir arayış değil, sanatın insan ruhunu nasıl iyileştirdiği, tiyatronun ve edebiyatın insanı insana anlatma sanatı olmuş. Son olarak bu kitap, modern dünyanın hızından ve yüzeyselliğinden yorulan, durup soluklanmak ve kendi içine doğru bir yolculuğa çıkmak isteyen okurlar için bir başucu eseridir. Semih Sergen, kendi sesinden dinlediğim keyifli bir tamamlama oldu. Okuyucuya ise didaktik (öğretici) bir üslupla değil, bilge bir dostun sıcaklığıyla sesleniyor.
Kuruyuduk Yaş OldukSemih Sergen · T.C. Kültür Bakanlığı · 200012 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·480 syf.··
2026 32. kitabı
İzgi Kara, ailesinin maddi gücünü bir kenara bırakıp kendi ayakları üzerinde sağlam bir şekilde duran, gözü kara bir Cumhuriyet savcısıdır. Ailesinin ve etrafındaki herkesin işine ve yaşamına aykırı bir meslek seçmiş olsa da birinci amacı babasının ve abisinin de içinde bulunduğu Meclis isimli topluluğun yasa dışı, illegal işlerini ve gizli tutulan sistemini çökertmektir. Keskin Ardıç Alacahan ise Meclis lideridir. Disiplinli ve diktatör bir yapıya sahip olan Keskin, Meclis üyelerinin gözünde oldukça itibar sahibidir. Keskin Ardıç, evinde verdiği bir davette, henüz evleneceğinden habersiz olsa da uzun bir aradan sonra müstakbel eşiyle karşılaşır. İzgi ise farkında olmadan geldiği bu davette kabul etmiş olduğu evliliği, savcı kimliğiyle görevi için kabul eder. İzgi artık aynı zamanda güçlü bir Meclis liderinin, aynı statüde olan lider eşidir. Kendi mesleğinin verdiği cesaret dışında asla lider karısı vasfına sığınmasa da herkesin karşısında titreyerek durduğu Keskin’in aslında en büyük zaafıdır. Keskin meğerse yıllar önce tutulmuş bizim savcı'yaİzgi ile uyumlarına bayıldımm. Özellikle yan karakterlerden Sergen ise favorim oldu. Onun sahnelerini okumak inanılmaz keyifliydi. Anlaşmalı evlilik, mafya ve düşmandan aşka türünü seviyorsanız bu kitabın içinde hepsi var. Mutlaka incelemelisiniz.
Ardıç 1Umay Gümüş · Lapis Kitap · 2025162 okunma
9/10
·592 syf.··
2026 23. kitabı
Selam kızlar! Sıfır Noktası 3 kitap yorumuyla geldim Yorumum: Gizem Yiğit’in yazdığı tüm kitaplara aşık biri olarak aşık olduğum kitapları sayısı gün geçtikçe artıyor ve bu beni çok çok çok mutlu ediyor. Betimlemelerle süslediği kalemi karakterlerin kendine has karakteristik özellikleri ile birleşince okuyucuya muhteşem bir okuma zevki veriyor. Şahsen ben Gizemim yazdığı karakterleri okumaya ve kendim onlarla içselleştirmeye bayılıyorum. İkinci kitabın o şok edici, yürekleri ağza getiren sonundan sonra üçüncü kitaba dört kolla sarıldım desem abartmış olmam Sıfır noktasının üçüncü kitabında genel olarak karakterlerin birbirlerine olan duygularını yavaş da olsa kabullenmeye başlayıp üçüncü kişilerden kıskanmasını okuduk. Tabii bu esnada başımız beladan eksik olmadı. Aksa’nın psikolojisinin günden güne çökmesini yazar çok güzel aktarmıştı. Zaten Aksa benim için çok özel bir karakterdi ve onun bu sahnelerini okuduktan sonra bende iyice yer edindi Ona asla kıyamıyorum Aksa’ya dair bahsetmek istediğim çok nokta var ama spoi olacağı için söyleyemiyorum, gidin okuyun lütfen Boris Aksa’yı bedenen ve ruhen korumaya çalışıyordu sürekli. Bir yandan babasıyla olan ilişkisi, örgüt derken çocuğum çok yoruldu.. Fark ettirmemeye çalışıyor özellikle Aksa’ya ama o da bitik durumda bence Ayrıca eski sevglileri kıskançlık yapıyor diye sıkılıp ayrılan Boris’e Aksa şoku Aksa da Boris’de söz konusu birbirleri olunca kıskanç bir insana dönüşüyor ve o sahneleri okurken ne kadar eğlendiğimi tahmin bile edemezsiniizzz Kitabın yapı taşları olan Turgut, Larisa, Leni, Sergen, Barut… Karmaşık bir olay örgüsü vardı bu kişilerin. Her yeni gerçek açığa çıktığında şoklardan şoklara giriyordum. Özellikle kitabın sonlarında kafamdaki soru işaretleri iyice çoğalmıştı. Neyse ki Gizem imdadıma yetişti
Sıfır Noktası 3: Ateş SarmalıGizem Yiğit · Guardian Yayınları · 2026121 okunma
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
SIFIR NOKTASI 3 #kitapyorumu "Sen... beni ne olarak görüyorsun?" diye sordum birden, zaman zihnimden daha ağırdı. "Ben neyim ki?" "Bir süredir hayatıma ait olan en önemli hazine." Gün Aksa Alatan, Boris ile olan karmaşık ilişkisinin gölgesinde, geçmişin karanlık sırları ve örgütün kanlı planları arasında sıkışıp kalıyor. Sadece bir aşk ya da intikam hikayesi okumuyoruz. Örgütün kanla beslenen, görünmeyen yüzüne de odaklanıyoruz bu defa. Geçmişe dair sırlar ortaya çıkıyor ve bunlar oldukça karanlık. Serinin ikinci kitabından sonra üç için beklentim çok yüksekti hem artık finale doğru gittiğimizden gizemli kalan sırlar ortaya çıkacaktı hem de Gün ve Boris'i daha romantik sahnelerde okuyacak olmam. Boris Karalav'ın o kendine has, sınırları zorlayan tavrı... Alatan’ın inadı karşısında bile geri adım atmaması her sahnede nabzımı yükseltti. Ortalık iyice karışıyor. Kaosun tam ortasında, ölümle burun burunayken duyulabilecek en güçlü itiraf geliyor Boris'ten. Yanında Aksa var ve onun zayıf noktası hâline geliyor 'önceliğim her zaman sensin' diyor ona. Bu ikilinin arasındaki o gerilimli çekim beni her sayfada biraz daha içine çekti. Geçmişten Sergen ve Turgut sahneleri olaydı. Sergen'in o gözü kara, kural tanımaz halleriyle Turgut’un söve söve onun peşinden gitmesi... Aralarındaki o birlikte ölürüz kafası çok iyi yansıtılmış. Dostluk mu yoksa delilik mi belli değil. Sonlara doğru öyle ağır öyle ters köşe yapacak sahneler okuyoruz ki ciddi şok oldum hatta sarsıldım. Aklımın ucundan bile geçmeyen şeyler öğrendim. Kaderin bu kadar acımasızca örüldüğü çok az sahne vardır. Bir yangında Turgut’un o geceki fedakarlığının bedelini yıllar sonra bu kadar ağır ödeyeceğini kim bilebilirdi ki? İyilikle başlayan bir bağın bu kadar yıkıcı bir sonla noktalanması çok sarsıcıydı. Dört
1000Kitap
Sıfır Noktası 3: Ateş SarmalıGizem Yiğit · Guardian Yayınları · 2026121 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 36. kitabı
Ardıç • 1 | Umay Gümüş Selam canım nasılsın Bugün size baştan sona karanlık bir atmosfer, sırlar, güç savaşları ve kalbi sıkıştıran bir çekimle okuduğum o kitapla geldimm. Kitabın merkezinde İzgi Kara var. Kendisi başarılı, idealleri olan ve adalet için savaşan bir Cumhuriyet savcısı. Ama onu asıl etkileyici yapan şey, savaşının sadece dış dünyayla olmaması. Çünkü kendi ailesi, yeraltı dünyasının en karanlık yapılanmalarından biri olan Meclis’in içinde. İzgi hem ailesiyle hem vicdanıyla hem de göreviyle savaşırken kendini çok daha büyük bir oyunun içinde buluyor. Bu dosyayı kapatabilmek için ise Meclis’in lideri Keskin Ardıç Alacahan ile evlenmek zorunda kalıyor. İşte olaylar tam burada kopuyor. Keskin Ardıç... Adamın o sert, kontrolcü, güçlü lider havasının altında İzgi’ye karşı taşıdığı yoğun hisler o kadar iyi geçiyor ki, bazı sahnelerde gerilimi resmen hissediyorsun.Aralarındaki ilişki tam anlamıyla zoraki evlilik, düşmandan aşka, tutku ve ihanet karması. Birbirlerine yaklaşırken bile aralarında hep görünmez bir savaş varmış gibi hissettiriyor. Yan karakterler de hikâyeyi tek düzelikten kurtarmış. Özellikle Sergen, kitaba nefes aldıran, gülümseten taraf olmuş. Bu kadar yoğun entrika ve karanlık atmosfer arasında böyle karakterlerin olması hikâyeyi daha akıcı hale getirmiş.özellikle Keskin’in aşkını, çiftin arasındaki çekimi ve finalin bıraktığı merakı çok sevdim. Ama İzgi’nin bazı yerlerde fazla tepkisel ve tutarsız davrandığı gerçeği de varİzgi bazen gerçekten çok güçlü hissettirirken bazen de duygularıyla hareket ettiği anlarda o savcı ağırlığını kaybedebiliyor. Ama belki de karakteri gerçek hissettiren şey biraz da buydu. Kusursuz değil, kırık ve çelişkili. Benim en sevdiğim şey ise sürekli bir şey olacakmış, bir sır birazdan patlayacakmış gibi olmasıydı.
1000Kitap
Ardıç 1Umay Gümüş · Lapis Kitap · 2025162 okunma