10/10
·528 syf.··
2024 86. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2024 01:35
Ölümcül Leydilerin Gölgesinde: Toplumsal Normlar ve Psikopatın Doğusu ‎ ‎​Seri katil dediğimizde zihnimizde beliren siluet, tarih boyunca erkek figürüyle mühürlenmiştir. Ancak Peter Vronsky’nin Kadın Seri Katiller adlı eseri, bu kolektif körlüğümüzü sarsarak bizi çok daha karanlık ve karmaşık bir gerçekle yüzleştiriyor. Kitap, yalnızca "kadınlar neden öldürür?" sorusuna yanıt aramıyor; aynı zamanda suçun, toplumsal cinsiyet rolleriyle nasıl kamufle edildiğini ve kurbanın nasıl cellada dönüştüğünü bir neşter gibi açıyor. ‎ ‎​Kitabın en sarsıcı önermesi belki de şu: "Her seri katil kendi tarihindeki ilk kurbandır." Vronsky, cinayet eylemini bir vakum içinde gerçekleşen bir delilik değil, çocukluğun acımasız havuzunda birikmiş travmaların, sosyopatik bir kopuşla dışa vurumu olarak tanımlıyor. Burada suç psikolojisi adına kritik bir eşik aşılıyor: Kötülüğü bir "istisna" olmaktan çıkarıp "norm" olarak konumlandırmak. ‎ ‎​Vronsky’nin altını çizdiği üzere, kadın seri katilleri "arsenik kullanan, dantelli giysiler içindeki ölümcül leydiler" olarak romantize etmeye meyilliyiz. Toplumun kadına biçtiği; besleme, bakım verme ve yönetme sorumlulukları, onların işlediği cinayetlerde bir tür "görünmezlik pelerini" işlevi görüyor. Ancak bu kitap, o pelerini yırtıp altındaki şiddeti tüm çıplaklığıyla sergiliyor. Psikopatın zihnini, duyguların ampute edildiği ve geri gelmeyecek şekilde yeniden yapılandırıldığı bir mekanizma olarak tarif etmesi, suçun mekaniğine dair bakış açımı tamamen değiştirdi. ‎ ‎​Kitabın en çok düşündüren tarafı ise toplumsal eleştirisi. Yazar, bazı kadınları feminizme iten yasal ve toplumsal yoksunlukların, diğerlerini cinayete sürüklediği gerçeğiyle okuru sarsıyor. Toplumun, "sınırları aşan" kadından, yani hem feministten hem de katilden duyduğu korku,
Edebiyat
Kadın Seri KatillerPeter Vronsky · İthaki Yayınları · 201691 okunma
7/10
·244 syf.··
2026 44. kitabı
Dunyanin en empatisiz insanlari cocuklar ve kendi derdiyle hasir nesir yaslilardir bunlarin arkasindan da seri katiller geliyor inanin ... Istanbulun tutunamayanlarini anlatildigi kitap, okumasi eglenceli citir kitaplar kategorisinde basarili
İstanbul'un Bodrum KatlarıCeren Ceran · Masa Kitap · 2022419 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Gerçek ve kurguyu ayırt etmekte zorlandığım bir kitap. Son ana kadar karakterin hikayesiyle bütünleşip inandıktan sonra gelen müthiş ters köşe… Kitabın çevirisi beklediğimden çok daha iyi. Karakterin ruh hali, inançları öyle güzel tasvir edilmiş ki bir seri katili doğrudan anlayabiliyorsun ve bunu garipsemiyorsun. Karakteri süslemeden, yüceltmeden, yanlış ve doğrularını ele alarak yazılması da okurken keyif veriyor. Kalem güçlü olunca böyle bir kitapta bile komik şakalar görebiliyor insan. Karakter, kitabın başlarında her serikatilin duygu ve histen uzak olduğunu,öldürmenin verdiği hazzın aslında onları doyum noktasını ulaştırmadığını söylüyor. Onların pek tabii normal insanlara göre daha hissiz ve hayvanca dürtüleri olduğunu ve işledikleri cinayetlerin onlar için sadece birer eylem olduğunu söylüyor. Bir seri katilin düşünce yapısını doğrudan ve emin anlatması biraz korkutucu açıkçası. Okuduğumuz bir çok kitapta kahramanları anlamaya çalışır, onların dünyasına gireriz. Onlar için üzülür, mutlu olur bazen de haksızlığa uğradığını düşünüp içerleriz ki bunlar bazen elimizde olmadan yaptığımız şeylerdir. Ama tuhaftır ki bu kitapta karakterle empati kurup anlasan da hafıza kaybını onun tabiriyle Tanrının onun için planladığı bir ceza fikrine katılsan da sonunda farklı düşünüyorsun. Çünkü anlatımda karakter ne kadar iyi ifade ediliyorsa da bir o kadar yanlışlık var fikri aşılanıyor. Ters köşe bekliyordum tahminlerim de vardı ama bu kadarını düşünemezdim. İyi takip edilmesi gereken,dikkat isteyen bir kitap. Yazarın okuduğum ilk kitabı ve son olmayacak gibi. Okuması da anlaması da ayrı keyifliydi.
Duygu ve Düşünce
Bir Katilin GüncesiKim Young-Ha · Timaş Yayınları · 20246,2bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 00:00
Adını Sherlock Holmes’ün evi “221 Baker Street” ten alan 221B, salt edebiyat değil, “polisiye” kültürünün farklı kulvarlarına değinen, araştıran, sorgulayan bir kültür dergisi. İki aylık periyodlarla yayın hayatına devam ediyor. Dergi dizi/film eleştirilerinden çizgi romana, edebiyattan akademik araştırmalara uzanan geniş bir yelpaze sunuyor. Derginin bu üçüncü sayısında dosya konusu olarak “Dünya Polisiyeleri” belirlendiği ve bilinmeyen ya da az bilinen polisiyeleri ortaya çıkarmaya çalışıldığı görülüyor. Bunu yaparken Nordik, Yunanistan, Güney Amerika, Uzakdoğu, Arapça edebiyat gibi ülkemizde fazla tanınmayan, takip edilmesi gereken polisiyeleri ön planda tutuluyor. Ayrıca Fransa, İngiltere ve ABD polisiyelerine dair yeni isimleri de keşfe çıkıyor. Gerek sosyoekonomik gerekse de politik olarak polisiyenin, ülkelere göre nasıl şekillendiği, ilerlediği ya da gerilediğine; sebeplerine, polisiyenin ülkeleri tanıma kılavuzu olarak nasıl da yön gösterici olduğuna bu sayıda tanık oluyoruz. Derginin bu sayısında aşağıdaki konular ve yazılar bulunuyor. KURT WALLLANDER- Fulya TURHAN NASIL BİR POLİSİYE? - Sevin OKYAY SERT ERKEK SERT KADIN- Celil OKER SERİ KATİLLER VE ÇİZGİ ROMAN MÜREKKEBİN KARANLIKLA İMTİHANI- Yigilante KOCAGÖZ YERLİLEŞEN MIKE HAMMER- Gülce BAŞER DEDEKTİF ERLENDUR’UN İZLANDA’SI- Ceyhan USANMAZ AMERİKA’DA EDGAR ZAMANI! - Leslie S. KLINGER METRONOM- Cenk ÇALIŞIR EDİNBURGH’TA BİR HAYALET- Elçin POYR AZLAR ÇAPEK’İN PARMAK İZLERİ -Yankı ENKİ BU DÜNYADAN VÂ-NÛ GEÇTİ- Oğuz EREN BOZKIR- Yazan: Levent Cantek - Çizen: Murat Başol YAŞAM BİÇİMİ OLARAK CİNAYET - Suat DUMAN ÜLKELER İÇİN POLİSİYE İPUÇLARI- Özgür ŞEN GÜNEY AMERİKA’NIN POLİSİYESİ SİYASİDİR - A. Ömer TÜRKEŞ ARAP POLİSİYELERİ: FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK (Mİ?) - Marcia Lynx QUALEY İSKANDİNAV POLİSİYESİ AVRUPA VE
221B Dergisi - Sayı 3 (Mayıs - Haziran 2016)221B Dergisi · Mylos Kitap · 201645 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 17. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 16:52
Maalesef bu kitabı sevemedim, başka bir deyişle beklentimi karşılamadı diyebilirim. Kötülüğü genel bir çerçevede ele almasını ve farklı örnekler kullanmasını beklerdim. Dönemlere ayırabilirdi, farklı coğrafyalar üzerinden değerlendirebilirdi. Kötülüğü özetle en uçtaki yanlış davranışlar olarak değerlendirmesi, örneğin seri katiller, toplu katliamlar üzerinden anlatması bana çok gerçekçi gelmedi. Okurda bunun daha hafif olanları kötülük değil mi? sorusu beliriyor.
KötülükLuke Russell · İş Bankası Kültür Yayınları · 202480 okunma
7/10
·144 syf.··
2026 50. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 19:06
Basın açıklaması; :) - Kitaba puanım 7.5 ama uygulamamızda ara puanlar yok. İncelemeye başlamadan belirmek istedim. İlk kitaba 7 vermiştim. BİRAZ cümle yapılarının iyileştiğini düşünüyorum çünkü. Devrik cümleler dolusu bir giriş oldu kusuruma bakmayın ve kitaptan daha uzun bir inceleme yazmış olduğumu görmezden gelinnnn. Öncelikle bir konuda anlaşalım. Bu seri dark romance falan değil. Bu bildiğin polisiye/dram. Evet içinde romantik bir ilişki var ama hikâyenin merkezinde travma, intikam, cinayetler ve yıllar boyunca hayatı mahvolmuş insanlar duruyor. Özellikle bu ikinci kitapta gerilim tarafı çok daha baskındı. Sürekli şimdi bir şey olacak hissiyle okudum. Ortaya çıkan yeni katiller, geçmişten gelen parçalar ve olayların giderek büyümesi yüzünden kitabı elimden bırakmak gerçekten çok zordu. İlk kitaba göre bu kitabı daha çok sevdim. Hâlâ edebi açıdan sıkıntılarım var. Diyaloglar bazen fazla yapay geliyor ve bazı cümleler hâlâ bayat. Ama ilk kitaba kıyasla kalemin biraz daha toparlandığını düşünüyorum. Özellikle olay akışı çok daha sürükleyiciydi. İlk kitapta gözüme daha fazla batan şeyler burada biraz geri planda kaldı çünkü hikâye insanı sürekli içinde tutuyor. Kitabın en sevdiğim taraflarından biri de o gece yaşananları bize tek seferde vermemesi oldu. Her bölümde yeni bir parça öğreniyoruz ve öğrendikçe olay daha da korkunç bir hâl alıyor. Sadece Lana’nın değil, çevresindeki insanların da hayatlarının nasıl paramparça olduğunu görmek gerçekten çok ama çok üzücüydü. Lindy’nin yaşadıkları mesela… Lana’yı kurtarmaya çalışırken kendi hayatının da mahvolması, kimsenin ona inanmaması, hatta kocasının bile onu yalnız bırakması gerçekten insanın içini acıtıyor. Kitapta beni aşırı sinirlendiren mağdurların yalnız bırakılmasıydı. Hep öyle olmaz mı gerçi. İnsanların
Mindf*ck 2: SekteS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202659 okunma