Doludizgin yaşarken ,ölüm nedense öyle kolay kolay aklına gelmiyor insanın.Şimdi düşünüyorum da belki de en güzeli budur:farkına varmadan yaşamak farkına varmadan ölmek .Fakat yaşam herkese o ayrıcalığı tanımıyor, ya da bir yere kadar tanıyor.
Bir kadının gittiği,evden belli olur.Kadın giderken düzeni götürür bir kere.Yaşayan ev sarsılır.Ev dediğiniz şey küçük büyük elementlerden oluşur.Kadın olan evde,erkeğin anlayamacağı denge vardır elementler arasında.Erkek her birini vakıf olduğunu düşünse bile ,onların nasıl bir uyumla işlediğini bilemez.Kadın gidince evin dokusu bozulur,susuz kalmış çiçeğe benzer,solar.Küçük şeylerin izi silinir.Eşyanın dili tutulur,ev sağırlaşır.