Madem ki bugün evimizden çıkarken kırlara çıkmayı, çobanlarla konuşmayı, şoseden yürümeyi, böğürtlen yemeyi ve su kenarındaki çimenlere uzanmayı düşündük.
Bırakın beni hakikatler! Yürümek istiyorum. Cennetlerin olduğu yere doğru. Ne açıkları, ne açları, ne beni kızına münasip görmeyen zengin tüccarı, hiçbir şeyi düşünmeyeceğim. Dertlerimden kime ne?
Kıskançlık ile adına sevinmek arasındaki mesafe, zamanla kısalan bir şeydir. Uzak olduğun ve kendini eşit görmediğin insanın " adına sevinirsin". Yakınlaştıkça ve kendini karşındakiyle denk görmeye başladıkça yerini kıyas alır. Muvaffakiyette bir payın varsa yine "adına sevinirsin", ötesinde bilinçsiz bir haset içindesin...