Elbette olmasını istediğim ama pek de tahmin edebileceğim bir son değildi. Kitabın içinde bir aile dramına şahit olurken ülkemizde olmasını istemediğimiz ama nedenlerini tahmin etmekten öte çok iyi bildiğimiz niyeyse dile getiremediğimiz birçok güncel olaya da tanıklık edeceksiniz. Hikaye öylesine derin ve akıcı ki bir an önce bitirmek isteyeceksiniz. Gündemle de biraz haşır neşir iseniz kitap tam size göre. Sadeliği sizi büyüleyecek.
.
Bildiğimizi sandığımız bir hayat hikayesi sizi alıp götürecek ve değişen hiçbir şey olmadığını göreceksiniz. Anlatımı sade. Sizi cümlelerle boğmadan nefessiz bırakıyor. Yazmak için illa ki aşk, hüzün, haksızlık mı gerekiyor? Sabahattin Ali boşuna Sabahattin Ali değilmiş.
Her şeyin çok başındayım ama yarım bıraktığım kitaplardan biriydi. Yeniden başladım. Şu ana kadar gayet iyi. Kahramanların isimlerini bir yere yazın eğer benim gibi isimlere fazla odaklanamıyorsanız.
Başkasının akşam yemeğine davet edilmedin mi? Evet, edilmedin, çünkü onun akşam yemeği için belirlediği bedel övgüdür, kişisel ilgidir. İstediğin buysa, bedelini öde, karşılığını al. Ancak sen hem bedel ödemek istemiyor, hem de karşılığını almak istiyorsan, doyumsuz ve safsın...
..
..
Devamı kitapta.
.
.
Felsefe meraklıları için...
Sabahattin Ali yazdıklarıyla hepimizi geleceğe götürmeyi başarıyor. Her okuduğumda daha da ileriye taşıyor. Üstelik hayat hikayesini bilip de sarsılmayan kaç kişi olabilir dünyada? Her şeye rağmen yazarak ne güzel ifade etmiş kendini ve dönemini. Her yazdığı duvarlarımıza yapışmış, gözlerimizle dost olmuş. Neyse dostlar, bakalım Değirmen'de neyi anlatıyor?