Neydi bu böyle? Bir deniz fenerine benziyordu, fakat bu fener beyninin içindeydi. Şimşek gibi çakan, beyaz ve parlak bir ışıktı. Gittikçe daha da hızla çakmaya başladı; sonra uzunca bir süre bir gürültü duydu; sanki dipsiz bir merdivenden aşağı yuvarlanıyormuş gibi hissediyordu. Dipte bir yerde karanlığa gömüldü. Tek bildiği buydu. Koyu karanlığın içindeydi. Ve bunu kavradığı anda da bu kavrayışı sona erdi.
Hayattan çıkarı olmayanların ölümden de çıkarı olmayacaktır. Ölüm bile onların adlarını duyurmaya yetmeyecektir. Herkesin mezarında güller ve menekşeler büyürken, onların mezarlarını otlar bürüyecektir.