Serinin 3. kitabı da bitti. Sona yaklaşmanın verdiği hüzünle birlikte, son kitabı da okuyacak olmanın sevinci var içimde.
32 yıllık bir maceranın üçüncü kitabı; köylünün, ağaların beylerin, askerin, devlet makamlarında bulunanların, ermişlerin, dağların taşların, hayvanların, tüm kainatın diliyle anlatılan, içinde her şeyin capcanlı yaşadığı, gürül gürül çağladığı, okudukça insanın hayret etmekten, üzülmekten, canının yanmasından zaman zaman da zalimlere sinirlenip veryansın etmekten kendini alamadığı bir kitap bu.
Nedir bir insanı İnce Memed yapan? Korkmalardan, kaçmalardan, anlama çabasından, zalime karşı durma, kendi adaletini kurma, düzene başkaldırma çabasından başka nedir ki tüm olan biten?
Öyle bir anlatım, öyle bir betimleme ile anlatılan bir seri ki, içinde yaşamamak, olayların bir parçası olmamak mümkün değil. Hikayeden kopamıyor, Memed'in elini tutup Vayvay'a, Anavarza'ya, Çiçeklideresi'ne sanki binlerce yürekle gecenin bir yarısında, kâh sıcakta kâh yağmurda, en karanlık görünen zamanların şafağında çıkar gibi.
Yeni giren karakterler, geçmişte yaşadıkları ve yaşamakta olduklarının anlatımlarıyla bir kitap değil bin kitap okurmuş gibi...
Sağlık, sevgi ve edebiyatla....