Ah, zavallı sadakat!...
Bilseydin! Șanına leke sürülecek, var olur muydun, insanların dünyasında.
Hani, nerede kaldı! Senin adına verilen vaatler, kanla mühürlenen yeminler...
Nefsine hakim olan insan bulmak zor! Kimin eli kimin cebinde, belli değil!
Kabul ediyorum, zavallı bir insanım, değil mi!
Yaşadığımız çağ malum. "Zaman böyle!" diye, sarf edilen bir cümle herkesin dilinde. Bilinenin aksine bütün kabahatler zamana ait, insanlar masum. Halbuki özünde kaypak ve dönek olan bir insana, zaman ne yapsın, yaşananlara seyirci kalmaktan başka.
Demem o ki, hiç kimse ihanetini zamanın arkasına sığdırmasın!...
Kendi namussuzluğunu, allayıp pullayıp zamana yaftalamasın!...
"Her şafak elinde feneri olan hırsız gibidir, ömründen çalar." der, İskender Pala.
Bilmezler ki ihanet edenler, ömürlerini heba eder bir anlık şehvet uğruna!...
Edebiyatı telaffuz ederken, düşünsel bağlamda bir başkaldırı ve entelektüel bir mücadele aracı, deriz de, fikirlerimizi aktarırken kelimelerin desteğine ihtiyaç duyarız, zaman zaman da olsa! Tıpkı incelemeye başlarken, sadakatsiz birlikteliklere olan isyanım gibi...
Shakespeare de eseriyle atıfta bulunur özellikle, eşlerini aldatan sadakatsiz kadınlara.
"Ah, bu çapkın yosmalar! Boyuna dil dökerler;
İnsan daha onlara yanaşmadan, kollarını açarlar;
Önlerine gelen her çapkın, gözlerinden
Bütün düşüncelerini okur.
Bunlar her isteyenin kucağına düşüveren,
Şehvete oyuncak olan kızlar."
Zannetmeyin ki bu atmosfer de sadece kadınlar ihanet eder; en az erkekler de, kadınlar gibi ihanet etmeyi sever!...
Troilos ile Cressida'nın aşk hikayesi, Ortaçağ ve Rönesans'ın en meşhur aşk masallarından biri. Hikayede Troilus, Cressida tarafından terk edilerek acı ve keder içinde kalır. Tıpkı Yunan mitlerine efsane olan Helen'in, Melenaus ile evliyken Truva'lı