kulîlka bihare

Bugünün en güzel alıntısı.
Ne başkaları gibi yan gelip yattım, ne de ıvır zıvır işlerle uğraştım... Yağmur, çamur demedim; gecemi gündüzüme katıp çalıştım.
Sayfa 300 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Puan vermedi·130 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2020 17:18
"Ne oldum değil ne olacağım demeli" Atasözünün en güzel örneklerinden biri olan bu kitapta bir efendinin uşağını aşağılayarak sürdüğü bir hayatta elinde sonunda kaçamayarak ölüme teslim olmasıyla ilgili anlatılıyor. Mal varlığını daha da büyütmek için zaman yer mekan dinlemeyen ve en sonunda soğuk havayla yüzleşen efendi son dakikalarında kendi öleceğini anlayarak uşağının hayatını kurtarır ve insanoğlunun kendini sonsuz bir yaşamın beklediğini düşünen insanların yaptığı hatayı, Tolstoy bu kitapta çok güzel bir anlatımla kaleme alıyor.
1000Kitap
Efendi ile UşakLev Tolstoy · Antik Batı Klasikleri · 201310,7bin okunma
Tanrı vereceği kadar vermiş size
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2019 11. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2019 22:00
Hikayenin başında bir Efendimiz Vasili Andreyiç var. Bir de Uşağı Nikita. Hava şartları çok kötü, ama yola çıkılmaya mecbur. Çünkü; işin ucunda çok karlı çıkılacak, hayali kurulan bir koru var. Rakiplerinden önce gidilip satın alınması gerekiyor o korunun. Başka zenginler ile kendi malını mülkünü kıyaslayarak, servetine servet katmak isteyip, daha da fazlasına sahip olmak adına bir türlü doymayan insan gözünün örneği Vasili Andreyiç... Bütün bu düşündüklerini yapabilmek için ve bu hırs onu bu yolculuğa çıkarmaya yetiyor. Hava şartları onu durdurur mu? Ve çıkılıyor yola. Kar, kış, tipi... Uşak, efendi, at zar zor gidiyorlar. Durduruyor bir yerde. Bir-iki yer var at da, efendi de, uşak da aslında hep o yerde dönüp duruyorlar. Gurup halinde ve tek tek. Kürkçü dükkanı gibi. Böyle olduğu halde hiç sıkılmadan okudum, güldüm de. Önlerine çıkan evde kalmak istememeleri de sonlarını hazırlıyor. Geceyi geçirebilecekleri yer pek iç açıcı değil, açıkta bir yer. Uyumak için her şeyi yapan, kazandıklarını, kazanacaklarını ve diğer zenginlerin servetini düşünse de bir türlü uyku tutturamayan efendi, ölmek istemediğinden, hırsından uşağını da karlar içinde bırakıp, atı da alır gider... At da onu bırakıp gider. Atın izlerini takip ederek uşağını bırakıp, ölüme terk ettiği yere tekrar gelir. Uşağının durumunu görünce... (Serenad' daki kısım geldi aklıma burada) Vicdanının olduğunu hatırlatan, her şeyi fark ettiği an... Güzeldi, rüyalar ile haber verilmesi, güzeldi. Efendimizin yaptığı keşke kitaplarda kalmasa da, bütün efendiler ölmeden önce bir uyansanlar keşke. İnsanı insan yapan özelliklerini bir an önce ortaya çıkarabilseler. Kitabın ilk başından itibaren parayı çaldıracak diye düşünmüştüm kilisenin parası olduğundan... Tabi orası Türkiye değil. Açgözlülüğün, olanla
Edebiyat
Efendi ile UşağıLev Tolstoy · Mavi Çatı Yayınları · 010,7bin okunma