Adı:
Efendi ile Uşak
Baskı tarihi:
18 Kasım 2013
Sayfa sayısı:
130
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055656164
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Antik Batı Klasikleri
Efendi ile Uşak, tümü coşkuyla kaleme alınmış, insani değerlerle dini değerleri aynı platformda ele alan hikmet dolu öykülerden oluşuyor. Öğüt veren, yol gösteren, iyilik ve doğruluğa yönelten, sevgi ve şefkati insanlık için bir kurtuluş yolu olarak sunan öyküler bunlar... Romanlarıyla aynı kuvvette olan bu öyküler, Tolstoy'un görkemli bir edebiyat çatısı altında kurduğu sanatın büyüsünü tüm canlılığıyla ortaya koyuyor.Efendi ile Uşak'ta Tolstoy'un insana bakışındaki inceliği, varlığı algılayışdaki bilgeliği ve açık bir şekilde ortaya koyduğu inancındaki derinliği fark edecek, farklı perdelerden seslenen her bir öyküde, çağın varlık dengeleriyle çelişen felsefelerine karşı onun duru ve net bakış açısına hayran kalacaksınız.
144 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Efendi İle Uşağı
İkinci sınıf tüccar olan Vasili Andreyiç, uşağı Nikita'ya kızağı hazırlatıp karda kışta yola çıkacaklarını söyler. Eşi ise hava şartlarının uygun olmadığından bahsetse de Andreyiç onu dinlemeyerek yapacağı ticareti ve kazanacağı paralara yoğunlaşır...

Yola çıktıklarında onları tipi ve fırtına beklemektedir. Nikita ne kadar uğraşsa da efendisini komşu köyde ki bir dost evinde kalmaya ikna edemez..

Hava daha da soğumuş ve yollarını kaybetmişler, üstelik kızağı çeken at ise zor ilerlemektedir...
Uçsuz bucaksız beyaz örtünün üstünde güçlükle yollarını bulmaya çalışırlarken, bir efendi ve onun yardımcısı olan uşağın insan adına neler yapabileceklerini, zorda kalınca kral ve dilencinin aynı şeyleri yaşadığını bir kez daha hatırlatıyor...

Çilekler
Çok kısa olan bu öyküde daha çok köyde yaşayan ailelerin, mutluluğu yardımlaşmaları anlatılıyor. Kızların dağdan topladıkları çilekleri köyde yaşayan efendilere satıp, kazanç elde edişleri konu alınmış. Bu on sayfalık öykü o kadar iyi tasvirlenmiş ki kendinizi çileklerin arasında hissediyorsunuz...

İnsana Ne Kadar Toprak Lazım
Öykü insanın büyük konuşmamasını hatırlatan, konuştuğunuzda bunu mutlaka yaşayacağınızı anlatıyor...
Pahom, eşi ve kardeşinin bir konuşmasına şahit olup büyük bir söz söyler...
Toprak sahibi olmak için her şeyini ortaya koyup, çiftçiliğe başlar fakat köyünden geçen tüccarların söylemleri ile hep daha fazlasını kazanmak ister...

Pahom, Başkırlar'ın arazileri hakkında duydukları ile yollara düşer ve açgözlülüğünün mükafatını alır...
144 syf.
·Beğendi·9/10
Üç tane öyküden oluşan kısacık bir kitap fakat kesinlikle okunması gerekiyor.Hem klasik olması sebebiyle hem de kitabın verdiği mesaj açısından...Öykülerde iyilik, doğruluk, sevgi ve sefkat duyguları o kadar hoş anlatılmış ki iyiye ve guzele olan inancınızı tazeliyor.Hepimize keyifli okumalar dilerim.
144 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitap üç farklı hikayeden oluşuyor (Efendi ve Uşağı, Üç Ölüm, Çilekler). İlk hikaye etkileyici ve kitabın yarısını bu oluşturmakta. Ama diğer iki hikaye için aynı şeyi söyleyemem. Yine de hikaye olması hesabıyla kişiden kişiye değişebilir bu beğeni durumu. Ne de olsa edebiyatın babası Tolstoy'un kaleminden çıkmışlar.
79 syf.
·1 günde·9/10
Yaz günü insanı iliklerine kadar üşüten bir hikaye. Kısa ve öz. Anlatımı yalın ve akıcı. Bir çırpıda okunan bir kitap. Karakter sayısının azlığı ile diğer rus edebiyatı eserlerinde görülen olayların ve şahsiyetlerin abartılması kesinlike yok. Bölüm araları kısa. Okunmasının insana bir şeyler kattığı bir eser. Sonuçta Tolstoy :)
144 syf.
·1 günde·Beğendi
"Nikita'ya gelince, nasıl olsa ölecek. Zaten nedir onun yaşantısı? Acınacak nesi var? Ama ben onun gibi değilim, bir değeri var benim yaşamımın."

Kitabın ana karakteri Vasili Andreyiç'in ifadeleri böyle.
Para,mevki ve bunlarla fahirlenme sözkonusu olunca,uzaklaşılan vicdani değerlerin,süreç içerisinde tamamen sükut etmesinin resmidir bu.
Varoluşa aykırı bu anlayış,insanoğlunun tüm gelişim,dönüşüm ve değişimine rağmen,süregelmiş, felç olmuş bir anlayıştır.

Hayat kendini keşfetme yolculuğuysa,bu yolda kendimizi,başkaları üzerinden,başkalarıyla sınav olarak tanırız.


Tolstoy'un ustalık eseri Brüksel'de yaşanan gerçek bir olaya dayanıyor.
144 syf.
·3 günde·8/10
Para hırsı ve aç gözlülük insanı ne derece alçaltıyor. Efendi ile Uşağı para düşkünü efendinin daha ucuz bir alışveriş yapma düşüncesiyle çıktıkları yolculuğu hayatlarının tehlikeye atmaları pahasına vermiş oldukları mücadeleyi anlatıyo. Okurken anlatılan hikaye insani adeta ıçine çekiyor beklide kahramanlardan daha cok okuyucuyu üşütmeyi başarıyor. Sonu oldukça şaşırtıcı geldi.
195 syf.
·8 günde·Beğendi·7/10
Kandırıldığımı hissettim. Bu kitaptaki hikayeleri " insan ne ile yaşar" adlı kitapta da okumuştum. Bunu niye yapıyorlar? İsmini değiştirince kitap değişiyor mu? Her neyse kitaptaki hikayelerin hülasası, hırs, açgözlülük, kıskançlık gibi kavramların ne kadar gereksiz olduğunu anlatıyor. Diğer kitabı okuyanların bunu okumasına gerek Yok.
144 syf.
·3 günde·9/10
Yaşamanın ve ölmenin anlamı gibi konular bir kitap konusu klasiği gibi görünse de bu kitapta bu konular çok gerçekçi anlatılmış, belki de bu konulara en iyi Tolstoy değiniyordur. Sormak lazım.
Kar altında yürüyüşün satırlarla insana kattığı huzuru bende tatmak istedim. Çünkü beyaz iyidir; çünkü beyaz görüneni değil görünmeyen
kötülükleri de temizler; ruhumuzu arındırır.
144 syf.
·Beğendi·9/10
Sınıf ayrımı anlatılırken burjuvaların da kalplerinin derinliklerinde kalmış insanlık kırıntısı.. ve efendisi sayesinde Uşak hayatta kalır .. etkileyici bir kitap .
124 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Kitap üç farklı hikayeden oluşuyor. İkinci hikayeyi farklı yayın evinden okumuş olsam da özellikle kitaba ismini veren ilk hikayeyi çok beğendim. Tüccar olan Vasili Andreyiç Brehunov' a önce kızmış olsam da hikayenin sonuna doğru uşağı olan Nikita' ya olan asil davranışından dolayı saygı duydum. Çerez niyetine okuyup bitireceğiniz bir kitap.
144 syf.
·Beğendi·8/10
Tolstoy'un diger uzun soluklu eserlerine göre epeyce kısa kalmış. Romandan ziyade uzun hikâye diyebiliriz. Hatta kitap biraz yarım kalmış gibi bile geldi. Kitapta zengin bir tüccar ve uşağının hayatından bir günlük bir kesit sunulmuş. Olağanüstü bir olay olmamasına rağmen Tolstoy yine kalitesini konusturmuş ve günlük olayları bile harika betimleme ve tahlillerle süslemiş. Uzun soluklu romanlarıyla karşılaştırırsak biraz düşük seviyede kalabilir. Sayfa sayısı da göz önüne alınırsa bir günde okunacak keyifli bir kitap diyebiliriz. Her kesime tavsiye edebilirim.
Alışılan, sevilen şeyleri bırakıp gitmek kolay değil. Ama ne yapalım, yeni şeylere de alışırsın.
Mutluluğun nasıl bir şey olduğunu bilmiyorum, ama mutlu olmak istiyorum, şiddetle istiyorum.
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 58 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 3.Basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Efendi ile Uşak
Baskı tarihi:
18 Kasım 2013
Sayfa sayısı:
130
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055656164
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Antik Batı Klasikleri
Efendi ile Uşak, tümü coşkuyla kaleme alınmış, insani değerlerle dini değerleri aynı platformda ele alan hikmet dolu öykülerden oluşuyor. Öğüt veren, yol gösteren, iyilik ve doğruluğa yönelten, sevgi ve şefkati insanlık için bir kurtuluş yolu olarak sunan öyküler bunlar... Romanlarıyla aynı kuvvette olan bu öyküler, Tolstoy'un görkemli bir edebiyat çatısı altında kurduğu sanatın büyüsünü tüm canlılığıyla ortaya koyuyor.Efendi ile Uşak'ta Tolstoy'un insana bakışındaki inceliği, varlığı algılayışdaki bilgeliği ve açık bir şekilde ortaya koyduğu inancındaki derinliği fark edecek, farklı perdelerden seslenen her bir öyküde, çağın varlık dengeleriyle çelişen felsefelerine karşı onun duru ve net bakış açısına hayran kalacaksınız.

Kitabı okuyanlar 495 okur

  • Muvaffakiyetsizleştiremeyeceklerinizden
  • Ece
  • ibrahim kara
  • DEMİR
  • Şerafettin
  • kitap fısıltısı
  • Zeynep Ersoy
  • Süleyman Acar
  • Onur Utku Ceyhan
  • İsmail Bulut

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.6 (1)
9
%0.6 (1)
8
%1.9 (3)
7
%3.2 (5)
6
%0.6 (1)
5
%0.6 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0