Adı:
Efendi ile Uşak
Baskı tarihi:
18 Kasım 2013
Sayfa sayısı:
130
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055656164
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Antik Batı Klasikleri
Efendi ile Uşak, tümü coşkuyla kaleme alınmış, insani değerlerle dini değerleri aynı platformda ele alan hikmet dolu öykülerden oluşuyor. Öğüt veren, yol gösteren, iyilik ve doğruluğa yönelten, sevgi ve şefkati insanlık için bir kurtuluş yolu olarak sunan öyküler bunlar... Romanlarıyla aynı kuvvette olan bu öyküler, Tolstoy'un görkemli bir edebiyat çatısı altında kurduğu sanatın büyüsünü tüm canlılığıyla ortaya koyuyor.Efendi ile Uşak'ta Tolstoy'un insana bakışındaki inceliği, varlığı algılayışdaki bilgeliği ve açık bir şekilde ortaya koyduğu inancındaki derinliği fark edecek, farklı perdelerden seslenen her bir öyküde, çağın varlık dengeleriyle çelişen felsefelerine karşı onun duru ve net bakış açısına hayran kalacaksınız.
80 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Hikayenin başında bir Efendimiz Vasili Andreyiç var.
Bir de Uşağı Nikita.

Hava şartları çok kötü, ama yola çıkılmaya mecbur. Çünkü; işin ucunda çok karlı çıkılacak, hayali kurulan bir koru var. Rakiplerinden önce gidilip satın alınması gerekiyor o korunun.


Başka zenginler ile kendi malını mülkünü kıyaslayarak, servetine servet katmak isteyip, daha da fazlasına sahip olmak adına bir türlü doymayan insan gözünün örneği Vasili Andreyiç...

Bütün bu düşündüklerini yapabilmek için ve bu hırs onu bu yolculuğa çıkarmaya yetiyor.
Hava şartları onu durdurur mu?
Ve çıkılıyor yola.
Kar, kış, tipi...
Uşak, efendi, at zar zor gidiyorlar. Durduruyor bir yerde.
Bir-iki yer var at da, efendi de, uşak da aslında hep o yerde dönüp duruyorlar. Gurup halinde ve tek tek. Kürkçü dükkanı gibi. Böyle olduğu halde hiç sıkılmadan okudum, güldüm de.
Önlerine çıkan evde kalmak istememeleri de sonlarını hazırlıyor. Geceyi geçirebilecekleri yer pek iç açıcı değil, açıkta bir yer.
Uyumak için her şeyi yapan, kazandıklarını, kazanacaklarını ve diğer zenginlerin servetini düşünse de bir türlü uyku tutturamayan efendi, ölmek istemediğinden, hırsından uşağını da karlar içinde bırakıp, atı da alır gider...
At da onu bırakıp gider. Atın izlerini takip ederek uşağını bırakıp, ölüme terk ettiği yere tekrar gelir. Uşağının durumunu görünce... (Serenad' daki kısım geldi aklıma burada)
Vicdanının olduğunu hatırlatan, her şeyi fark ettiği an... Güzeldi, rüyalar ile haber verilmesi, güzeldi.

Efendimizin yaptığı keşke kitaplarda kalmasa da, bütün efendiler ölmeden önce bir uyansanlar keşke. İnsanı insan yapan özelliklerini bir an önce ortaya çıkarabilseler.

Kitabın ilk başından itibaren parayı çaldıracak diye düşünmüştüm kilisenin parası olduğundan... Tabi orası Türkiye değil.

Açgözlülüğün, olanla yetinmemenin, hırsın insan hayatına nasıl da mal olduğu.


Efendi ile uşağımız, herkesin öyküsü. Sonumuz da benzesin.

Hikayenin sonunda kimse yok.
Alınması gereken dersler var.
Yaşamın son anına huzur içinde erebilmek dileğiyle.

-Umarım
"Tanrı zahmetinin karşılığını verir elbet."

-Bizden iyi kimse bilmez
"Cahillik zor şey."

-Hepimizin başına.
"Adamın derdi yok, mışıl mışıl uyuyor."-

-Geç olmadan anlamamız umuduyla
"Ne yapsın, yaşamın özünü anlamamış adamcağız. Evet, zavallı ben şimdiki gibi anlamıyordum o zaman şimdi eksiksiz anlamıyordum o zaman."

-Ve asla kaybeymememiz gereken şey
"Ben vicdanlı bir adamım. Kimsenin hakkı geçsin istemem. Varsın, olacak zarar bana olsun."

-Şükredin, yetinin
"Koruluk yerin dibine batsın! Tanrı vereceği kadar vermiş bana."
144 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Efendi ile Uşağı/Tolstoy
Yazara hayranlığım bilen bilir ve onun kitapları, iyiliğe, doğruluğa, huzura ve sevgiye açılan kapıdır. Her kitabında insan olma yolunda bir tuğla daha koyarsın. Ve eğer gerçekten onun sevgi adına söyledikleri kulağına küpe yaparsan, hayatta mutlu olmanın sırrını da çözersin. Yeterki duy onun bu güzel tavsiyelerini ve huzur bulsun ruhun...
Genç bir adamın, bir efendinin köylülerin karşı iyi bir efendi olmak istemesini ve bunun için mücadelesini konu alan bir kitap. Hayatın yemek içmek ve bir takım zevklerden ibaret olmadığının anlatıldığı, iyi insan olmanın önemine her daim vurgu yapan değerli bir kitap. Yazar Tolstoy, konu iyilik ve insan olmak, bir kitabı okumak için daha ne olsun ki?
Klasik kitaplar denildiğinde çekimser kalan okuyuculara seslenmek istiyorum;korkmadan okuyabileceğiniz eser her biri. Klasikleri okumaya ince olanlarla başlayabilirsiniz. Sonrasında sizlerde göreceksiniz her birinin ne kadar değerli olduğunu ve bir an önce okuma isteği duyacaksınız. Ne diyoruz Klasiklerden korkmayın...
Kitapla ve sevgiyle kalın...
144 syf.
·Puan vermedi
"Tanrı'nın Bildiğini Hiç Kimse Bilmez!"

İnsanlık sorunlarını estetik bir incelikle irdeleyen Nikolayeviç abimiz, edebi kurgularıyla eserlerinde bizleri de bununla buluşturuyor. Yazarın özelliklerini birçok kişi tarafından tanınan biri olması hasebiyle es geçiyorum. Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere konu edinilen şey; sınıfsal yapılar...Her ne kadar beklentilerimi karşılayamasada bu kitabının da güzellikler barındırdığı kanaatindeyim.

Kitap üç hikayeden oluşuyor: "Efendi ile Uşağı", "Çilekler", " İnsana Ne Kadar Toprak Lazım" kıyaslayacak olursak; kurgulanmış en iyi ilişkiler ve duyguları, kitabın ismini de almış olan 'Efendi ile Uşağı'nda bulabildim.Diğer iki hikaye ilki kadar başarılı olamasada kitabın umumen vermek istediği mesaj, günlük yaşamda sıklıkla yakınlarımız tarafından bizlere yakınılan sorunlar ve bizim dışımızda da acı çeken insanların varlığını anlayabilmemiz açısından oldukça faydalı olduğu söylenebilir. Kitapta en sık karşılaşılan duygu 'Pişmanlık' olmakla birlikte, hırs, açgözlülük, muhtaç olma durumu, dürüstlük, şefkat ve sevgiyi de beraberinde bulunduruyor. Kitaptan birkaç alıntının bile aslında kitabı özetleyebilecek mahiyete sahip olduğunu düşünüyorum.

Alıntılar;

"Nikita gibi, tüccar Vasili Andreyiç‘in verdiği parayla geçinen insanlar, saygılı
davranışlarıyla, onun kendilerini aldattığını düşünmek şöyle dursun, nerdeyse onun yardımıyla ayakta durdukları inancını pekiştiriyorlardı adamda."

"Vasili Andreyiç‘in yalnızca uykusu değil, huzuru da kaçmıştı. Ondan sonra gene hasaplarını, işlerini, onurunu, ününü, zenginliğini düşünmek için ne denli uğraştıysa uğraşsın, hepsi boştu.Bir kere ölüm korkusu düşmüştü içine "

“Nikita’ya gelince, nasıl olsa ölecek. Zaten nedir onun yaşantısı? Acınacak nesi var? Ama ben onun gibi değilim, bir değeri var benim yaşamımın."
144 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Efendi İle Uşağı
İkinci sınıf tüccar olan Vasili Andreyiç, uşağı Nikita'ya kızağı hazırlatıp karda kışta yola çıkacaklarını söyler. Eşi ise hava şartlarının uygun olmadığından bahsetse de Andreyiç onu dinlemeyerek yapacağı ticareti ve kazanacağı paralara yoğunlaşır...

Yola çıktıklarında onları tipi ve fırtına beklemektedir. Nikita ne kadar uğraşsa da efendisini komşu köyde ki bir dost evinde kalmaya ikna edemez..

Hava daha da soğumuş ve yollarını kaybetmişler, üstelik kızağı çeken at ise zor ilerlemektedir...
Uçsuz bucaksız beyaz örtünün üstünde güçlükle yollarını bulmaya çalışırlarken, bir efendi ve onun yardımcısı olan uşağın insan adına neler yapabileceklerini, zorda kalınca kral ve dilencinin aynı şeyleri yaşadığını bir kez daha hatırlatıyor...

Çilekler
Çok kısa olan bu öyküde daha çok köyde yaşayan ailelerin, mutluluğu yardımlaşmaları anlatılıyor. Kızların dağdan topladıkları çilekleri köyde yaşayan efendilere satıp, kazanç elde edişleri konu alınmış. Bu on sayfalık öykü o kadar iyi tasvirlenmiş ki kendinizi çileklerin arasında hissediyorsunuz...

İnsana Ne Kadar Toprak Lazım
Öykü insanın büyük konuşmamasını hatırlatan, konuştuğunuzda bunu mutlaka yaşayacağınızı anlatıyor...
Pahom, eşi ve kardeşinin bir konuşmasına şahit olup büyük bir söz söyler...
Toprak sahibi olmak için her şeyini ortaya koyup, çiftçiliğe başlar fakat köyünden geçen tüccarların söylemleri ile hep daha fazlasını kazanmak ister...

Pahom, Başkırlar'ın arazileri hakkında duydukları ile yollara düşer ve açgözlülüğünün mükafatını alır...
144 syf.
·Beğendi·9/10
Üç tane öyküden oluşan kısacık bir kitap fakat kesinlikle okunması gerekiyor.Hem klasik olması sebebiyle hem de kitabın verdiği mesaj açısından...Öykülerde iyilik, doğruluk, sevgi ve sefkat duyguları o kadar hoş anlatılmış ki iyiye ve guzele olan inancınızı tazeliyor.Hepimize keyifli okumalar dilerim.
69 syf.
·Beğendi·10/10
ah ne güzel bir eser okudum ben nasıl terapi gibi geldi. Tüm yoğunluğu hayatın akışını dünyayı unutup sadece yarım saatte aldığım bu huzur çok iyi geldi sakinleştirdi. Tolstoy inanılmaz bir yazar sanırım kelimelerle anlatmak tam karşılığı sağlamıyor ama başyapıt romanlarının yanı sıra hayata dair kaleme aldığı uzun ve kısa öykülerden oluşan eserlerinede mutlaka bir şans verilmeli... Efendi ile Uşak insanoğlunun zenginlik, asillik ve mevki gibi farklılıklarına rağmen, ölüm söz konusu olduğunda herkesin eşit olduğunu anlattığı kısacık ama derslerle dolu bir kitap...
80 syf.
·2 günde·6/10
Dünya hayatını, yansıma olanağından mahrum insana benzetirim. Hani kendi varlığını bilirsin ama kendini göremezsin ya ve göremediğin için de, uyaranlar olmadığı sürece iyi misin, yoksa kötü müsün ile ilgilenmezsin ya, işte öyle bir durum. Bir şekilde ömrün geçtiğini biliriz ve bir gün öleceğimizi de ama sanki ölmeyecekmişiz gibi, sanki ölüm bizim dışımızdaki varlıklar içinmiş gibi davranmaya devam ederiz. Dünyanın tatlı zevklerine götürmekle ün salmış para, azıcık açık bırakılan zihin ışığımızı da kapatıverir, tamamen karanlıkta kalan varlığımız daha bir hırsla paraya tutunmaya çalışır ve tutundukça karanlığın derinliği daha da artar. Paranın sıcaklığı dışında başka bir şey göremeyen öz, her şeyi parayla ölçmeye başlar hatta ölüm hakkını bile paraya olan uzaklığa göre sıraya koymaya başlar yani parası daha az olanın daha önce ölmesi gibi. Bilmiyorum belki fark ettiniz! Aynı yaşta bir milyonerin ölümü ile sıradan bir insanın ölümü aynı ölçüde bir etki bırakmaz üzerimizde... Peki, birden bu paranın karanlık tünelinden sıyrılıp, aydınlığı kucaklayabilir mi bir insan! Artık bunu da okuyunca göreceksiniz...

ve Tolstoy Savaş ve Barış'tan sonra bir eserinde daha özgürlüğü ölümde göreceğini umut etmiş. Herhalde hayatta bunun mümkün olamayacağını anlamış ve olsa olsa ölümde olabileceğini düşünmüş...

"Ölmekte olduğunu biliyor ama acımıyor öldüğüne." ..."Artık serbest olduğunu, onu kimsenin alıkoymayacağını anlıyor."
.
.
.
"...bıkkınlık getirdiği bu yaşamdan
başka bir yaşama, her yıl biraz daha çekici ve
anlamlı gelen bir başka yaşama geçeceğine
sevine sevine öldü... Şimdi bulunduğu yerin
buradan daha iyi olup olmadığını, gerçek
ölümden sonra uyanınca düş kırıklığına uğrayıp
uğramadığını biz de oraya gidince göreceğiz.
Kim bilir, ... belki de umduğunu bulmuştur."
72 syf.
Lev Nikolayeviç Tolstoy, bu eserinde aç gözlü insanların yaşamlarının nasıl olduğunu, saat ve vakit ne olursa olsun, hava şartları her nasılsa, hiç farketmez, yapılması gereken iş mutlaka yapılacaktır. Ve sonuçta bu aç gözlülük, yaşamları sona erdirecektir.
İyi okumalar...
79 syf.
·1 günde·9/10
Yaz günü insanı iliklerine kadar üşüten bir hikaye. Kısa ve öz. Anlatımı yalın ve akıcı. Bir çırpıda okunan bir kitap. Karakter sayısının azlığı ile diğer rus edebiyatı eserlerinde görülen olayların ve şahsiyetlerin abartılması kesinlike yok. Bölüm araları kısa. Okunmasının insana bir şeyler kattığı bir eser. Sonuçta Tolstoy :)
144 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitap üç farklı hikayeden oluşuyor (Efendi ve Uşağı, Üç Ölüm, Çilekler). İlk hikaye etkileyici ve kitabın yarısını bu oluşturmakta. Ama diğer iki hikaye için aynı şeyi söyleyemem. Yine de hikaye olması hesabıyla kişiden kişiye değişebilir bu beğeni durumu. Ne de olsa edebiyatın babası Tolstoy'un kaleminden çıkmışlar.
144 syf.
Para hırsı ve aç gözlülük insanı ne derece alçaltıyor. Efendi ile Uşağı para düşkünü efendinin daha ucuz bir alışveriş yapma düşüncesiyle çıktıkları yolculuğu hayatlarının tehlikeye atmaları pahasına vermiş oldukları mücadeleyi anlatıyo. Okurken anlatılan hikaye insani adeta ıçine çekiyor beklide kahramanlardan daha cok okuyucuyu üşütmeyi başarıyor. Sonu oldukça şaşırtıcı geldi.
Alışılan, sevilen şeyleri bırakıp gitmek kolay değil. Ama ne yapalım, yeni şeylere de alışırsın.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Efendi ile Uşak
Baskı tarihi:
18 Kasım 2013
Sayfa sayısı:
130
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055656164
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Antik Batı Klasikleri
Efendi ile Uşak, tümü coşkuyla kaleme alınmış, insani değerlerle dini değerleri aynı platformda ele alan hikmet dolu öykülerden oluşuyor. Öğüt veren, yol gösteren, iyilik ve doğruluğa yönelten, sevgi ve şefkati insanlık için bir kurtuluş yolu olarak sunan öyküler bunlar... Romanlarıyla aynı kuvvette olan bu öyküler, Tolstoy'un görkemli bir edebiyat çatısı altında kurduğu sanatın büyüsünü tüm canlılığıyla ortaya koyuyor.Efendi ile Uşak'ta Tolstoy'un insana bakışındaki inceliği, varlığı algılayışdaki bilgeliği ve açık bir şekilde ortaya koyduğu inancındaki derinliği fark edecek, farklı perdelerden seslenen her bir öyküde, çağın varlık dengeleriyle çelişen felsefelerine karşı onun duru ve net bakış açısına hayran kalacaksınız.

Kitabı okuyanlar 960 okur

  • Slnkc
  • Eve isr
  • Derya Cihan
  • MİSTİK MANİFESTO
  • Ferhat TÜRKMENOĞLU
  • ömer Sahin
  • M. Ağca
  • gulseren yavuz
  • Ahmet Ali Bolat
  • Emrullah Akdağ

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2 (6)
9
%2 (6)
8
%2.3 (7)
7
%2.7 (8)
6
%0.3 (1)
5
%0.3 (1)
4
%0.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0