"Öteden beri Cenab-ı Hakkın insanlara bu hayatı yazmak için değil, iyi kötü yaşamak için bahşettiğine inananlardanım. Zaten yazılmış şekli mevcuttur. Nezd-i İlahi'deki nüshasından, kaderimizden bahsediyorum."
Daha önce başlamıştım ama devam edememiştim nedense. Bu kez başladım ve bitirdim. Evet öncelikle bir başyapıt olduğunu kabul edeyim. Yazarının adı bile okunmaya değer olduğunu gösteren bir roman. Türk insanının doğu batı arasında kalmışlığının öyküsünün konu edildiği romanda, romanın başkarakteri ve anlatıcısı olan Hayri İrdal’ın hayatını temel alarak Türk toplumunun değişimler karşısındaki tutumunu anlatmaktadır. Hayri İrdal ile birlikte ikinci önemli kişi Halit Ayarcı'dır. Karakteri çok olan romanları sevmediğim için bu kalabalık karakter ordusu beni romandan uzaklaştırdı gerçekçi olmam gerekirse. Dergah yayınlarından okuduğum roman belki de dil itibariyle de akıcı gelmedi bana nedense. Ama okunması gerekli Türk klasiklerindendir. Okumayı seviyorum diyenin mutlaka okudum demesi gereken kitaplardandır.
"İnsana, insana özgü olan işler yapmak keyif verir. İnsana özgü işlerse kendi türünden olanlara iyi davranmak, duyguların esiri olmamak, iyiyi ayırt edebilmek, evrenin doğasına ve ona uygun gerçekleşenler üzerine düşünmektir."