Güngör'e göre; Şöhretli bir kitap çok okunan değil, kendinden çok söz edilen kitaptır. İhtisas sahiplerinin dışında geniş okuyucu kitlesi, büyük eserleri ya kulaktan duymak veya ders kitaplarında gazete ve dergilerde yapılan atıflara bakmak suretiyle öğrenirler.
"Ben artık ne şairim, ne fıkra muharriri!
Sadece, beyni zonk zonk sızlayanlardan biri!
Bakmayın tozduğuma meşhur Bâbıâlide!
Bulmuşum rahatımı ben de bir tesellide.
Fikrin ne fahişesi oldum, ne zamparası!
Bir vicdanın, bilemem, kaçtır hava parası?
..."
"-Ama doktor, ben hasta değilim...Allah rızası için... size anlattım.
tekrar gözlerini gözlerime dikti en katî sesiyle:
-Hastasınız... diye kesip attı. Psikanaliz çıktığından beri hemen herkes az çok hastadır."
Sosyoloji tarihi kısa, bir risale diyebileceğimiz tarzda bir kitap. Sosyoloji disiplinini tanıtmasına rağmen toplumsal düşünce tarihi de diyebiliriz. Antik Yunandan başlayarak 20. Yüzyıla kadar genel düşünce eğilimlerini ve disiplinin ortaya çıkışı sonrası ekolleri ana temsilcileriyle beraber kısaca tanıtıyor. Eserde kuramsal bir tartışmadan ziyade genel düşünceyi ve kısmen de konu üzerindeki eleştirilere yer veriliyor. Zaman zaman beklemediğimiz yersiz devrik cümlelerle karşılaşsak da çeviriyi başarılı buluyorum. Özellikle sosyologlar ve siyaset bilimciler için dönemleri ve düşünce ekollerini hatırlamak adına sık sık dönülebilecek faydalı bir kaynak.