Belki de her şey için aynı durum geçerlidir, çevremizde bizim gibi yaratıklar olduğunu düşünürüz halbuki olan, sadece, don, ve yabancı bir dil konuşan taşlardır; bir dosta selam vermek üzereyizdir, ama kolumuz hareketsiz yana düşer, gülümsememiz yarıda kalır çünkü tamamen yalnız olduğumuzu görürüz.
Gerçekten doğrusu, büyük adamı görmeye gözün ve duyun yok senin. Onun özü, acısı, özlemi, öfkesi, senin için savaşı, sana uzak yabancı şeyler. Seni ezmek ve sömürmek ellerinden gelmeyen adamların ve kadınların da bulunduğunu kavramıyorsun.