hakan tz

Tasavvuf
وبيَّن لهم الجنيْدُ كما قال في التوحيد : هو إفرادُ الحدوثِ عن القِدَم فمَن سلَك مسلَكَ الجنيدِ مِن أهل التصوُّفِ والمعرفةِ كان قد اهتدى ونجا وسعِد "Cüneyd (günlük mevzusunda) bunu onlara açıklamışdır. O tevhid hakkında şöyle demişdir: Tevhid – sonradan yaradılanı kadimlikten ayırmaktır. Her kim tasavvuf ve marifet ehlinden olan Cüneydin yolunu tutarsa, hidayete ulaşır, kurtulur ve mutlu olur." [ İBN TEYMIYYE, MECMUAEL-FETAVA, CİLD; 14 SAYFA; 199 ]
Sayfa 199 - DARU’L-VEFA 2005,
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Lezzetlerimiz ve hevâlarımız"
Rabbimiz! Azgınlığımız bizi altetti; biz, bir sapıklar topluluğu idik. Mü'minûn 106 Kurtubî der ki: “Bu ifâdenin mânâsı hakkında söylenenlerin en güzeli şudur: ‘Lezzetlerimiz ve hevâlarımız nefsânî isteklerimiz bize galip geldi.’ Lezzetler ve hevâlar “ (azgınlık/şekavet)” diye isimlendirilmiştir. Çünkü bunlar insanı ateşe sürükler. Ebû Türâb şöyle der: “(azgınlık)” nefsi/kendisi hakkında hüsn-i zan, halk hakkında sû-i zan beslemektir.” “biz,” bu yüzden “bir sapıklar” haktan sapanlar “topluluğu idik.” İşte bu yüzden yalanladık ve diğer günahları işledik.
Sayfa 287 - CİLT 13·Kitabı okuyor
Din
Katâde’nin şöyle dediği nakledilmiştir: “Kıyamet gününde insanın kendisinde hakkı olan bir tanıdığını görmesinden daha sevimsiz bir şey yoktur.” Katâde sonra “İşte o gün kişi kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçar.” (Abese, 80/34-36) âyetini okudu.
Sayfa 281 - CİLT 13·Kitabı okuyor
Din
Tekfircilerin hışmına uğramış bir ayet Maide 44
Ebu Salih diyor ki: "Maide suresinin bu üç âyetinde ehl-i islam için bir şey yoktur. Bunlar, kâfirler hakkındadır. İmran diyor ki: "Ebu Miclez'e, Hariciye mezhebinin ibadiye fırkasından bir kısım insanlar gelip Ebu Miclez'in yanında oturdular ve ona dediler ki: "Al­lah teala buyuruyor ki: "Kim, Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar, kâfirlerin ta kendileridir." "Kim, Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar zalimlerin ta kendileridir." "Kim, Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar, fâsıklann ta kendileridir." (İbadiye fırkasına mensup olanlar bu sözlerini söyler­ken, idarecilerin, Allah'ın indirdiği ile hükmetmediklerinden, kâfirler, zalimler ve fasıklar olduklarını söylemek istemişlerdir.) Ebu Miclez de dedi ki: "Bu ida­reciler bu yaptıklarını yapıyorlar ve yaptıklarının günah olduğunu da biliyorlar. Bu âyetler, Yahudi ve Hristiyanlar hakkında nazil olmuştur." İbadiye fırkasından olanlar dediler ki: "Vallahi sen de bizim bildiğimiz gibi biliyorsun. Fakat sen onlardan korkuyorsun." Ebu Miclez de dedi ki: "Siz buna bizden daha layıksınız. Biz, sizin bildiğiniz gibi bilmiyoruz. Sizler, bili­yorsunuz fakat, bildiğiniz gibi hareket etmenize engel olan, sizin onlardan korkmanızdır" İbn-i Zeyd de demiştir ki: "Kim, kendi eliyle bir kitap yazar, Allah'ın ki­tabîni bırakarak o kitapla hüküm verir ve kendi yazdığı o kitabın da Allah katın-. dan olduğunu zannedecek olursa işte o zaman kâfir olur. Süddi de bu âyeti şöyle izah etmiştir: "Allah teala buyurmuştur ki "Kim benim indirdiğim ile hüküm vermez, onu kasıtlı olarak bırakır ve bile bile hak­sızlık yapacak olursa işte o kâfirlerdendir. Abdullah b. Mes'ud'dan nakledilen diğer bir görüşe göre "Kim, Al­lah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir." âyetindeki "Kâfirler"den
Sayfa 309 - CİLT 3·Kitabı yarım bıraktı
Din
Uydurulan Hadisler.
14. HADİS: “Allah dünya semasına inmeyi murad edince, arşından bizzat iner." Bunu hadis olarak rivayet eden deccaldir...
Din